
Yaşar,
virüs salgını sonrası oluşan ekonomik krizde, vatandaşa sunulan paketlerin bir
kısmının, ilerleyen zamanda vatandaşa daha büyük sıkıntılar yaşatacak nitelikte
olduğunu söyledi.
Korona
virüs salgınının yayılmasıyla milyonlarca insanın mağdur olduğunu, bunlardan
bir kısmının da kredi borcu olan vatandaşlar olduğunu vurgulayan Yaşar,
"Salgın
sonrası binlerce iş yeri zorunlu olarak kapılarına kilit vurdu. Yüzbinlerce
çalışan gelir kaybına uğradı. Ekonomik anlamda büyük bir kısmı olumsuz
etkileyen bu süreçte en çok da kredi borcu olanlar sıkıntıya düştü. Sonra ne
oldu? Kredi borcu olanlara öteleme diye bir paket açıklandı. Açıklandı da içi
boş ve ilerleyen dönemde daha büyük krizlere yol açacak nitelikte bir paket.
Öteleme yapanlar sadece kamu bankaları ve onlarda ötelemeye faiz uygulayarak
yapıyorlar bu işi. Böyle bir saçmalık olabilir mi? Vatandaş zaten bir krizle
mücadele ediyor. Ötelenen krediden madem faiz alacaksınız, bunu bir hizmetmiş
gibi sunmak hangi akla hizmet. Bu milletin aklıyla dalga geçmekten vazgeçin
artık" dedi.
"İHRACAT HEDEFLERİNDEN BAHSETMEK
HAYAL OLDU"
"Artık
ülkemizde ihracat hedeflerinden bahsetmek hayal oldu, üretim hedeflerinden
bahsetmek hayal" diyen Yaşar, sözlerini şu ifadelerle sürdürdü:
"Evet,
hayal oldu; ama devlet de tam bugün için var. Özellikle üretim yapan
müesseselere, işini kaybeden insanlara devlet yanında olduğunu göstermek
zorunda. Özellikle hizmet sektörünün ciddi manada kayıpları var. Bunlara faizli
kredi vermek yerine, bunlara kredi açmak yerine ciddi manada ekonomik yardım
yapmamız gerekiyor.
"KREDİ İÇİN ARANAN ŞARTLAR İNANILIR
GİBİ DEĞİL!"
Şimdi
ha bire ekonomik paket açıklanıyor. Açıkladığınız 100 milyar TL limit. Bunun
'göreceksiniz' önemli bir kısmı yine bilinen mevcut insanların kredilerini
ertelemekten öte olmayacak. Kaldı ki bu kredileri almak için bile hâlâ
inanılmaz şartlar konuluyor.
"ÖZEL BANKALAR NEREDE!"
Bugün
hepimiz devlet tarafına bakıyoruz. Özel bankalarının sesini hiç duydunuz mu?
Bugün içinde bulunduğumuz şartlar altında özel bankalara bir bakın bakalım,
hiçbir paket açıkladığını duydunuz mu, hiçbir faiz oranı açıkladığını duydunuz
mu, hiç kredi kartlarıyla ilgili bir yapılanma yaptığını duydunuz mu? Ben
gelmeden önce, birkaç bankayı aradım, söyledikleri şu: "Kendi
kullandıkları faiz oranı çerçevesinde üç ay süreyle erteliyoruz veyahut da
ertelediğimiz miktarı son taksitlerine ilave ediyoruz." Hangi faiz
oranıyla? "Krediyi kullandığı faiz oranı neyse, aynı faiz oranı
şartlarında ertelemeler yapıyoruz." Devletin de bugün yapmaya çalıştığı
bu. Kullanılmış kredileri, belli bir faiz oranıyla, özel sektör bankaları kendi
belirlediği faiz oranlarına göre, devlet de bir miktarını sübvanse etmek
kaydıyla belli oranlara geri çekmeye çalışıyor.
"ÜÇ AY SONRA NE OLACAK?”
Değerli
arkadaşlar, burada faiz ödemeleriyle, bu kredileri yapılandırmayla bizim
vatandaşımızı, esnafımızı ancak geçici olarak rahatlatmış oluruz. Yani bu
ertelemeden sonra; üç ay sonra, dört ay sonra da göreceksiniz Türkiye'de
ekonomik meseleler, iflas eden esnaflar, evine ekmek götüremeyen yüzlerce işsiz
insanla karşılaşacağız.
“KREDİ FAİZLERİNİ DEVLET ÖDEMELİ"
Devlet
sosyal devlettir, burada karşılıksız yardım yapması gerekiyor, bu kredilerin
faizlerini kendisi ödemek üzere yapılandırması gerekiyor.