
Siyasetin Aynası: “Al Gülüm Ver Gülüm” Düzeni
Türkiye’de siyaset artık hizmet yarışından çok, güç ve çıkar hesaplarının döndüğü bir arenaya dönüşmüş durumda. Vatandaş geçim derdiyle mücadele ederken, işsiz gençler gelecek kaygısı yaşarken, emekliler ay sonunu getiremez hale gelmişken; siyasetin üst kademelerinde yaşananlar halkın vicdanını yaralamaya devam ediyor.
“Al gülüm ver gülüm” düzeni ne yazık ki siyasetin yeni normali haline geldi. Bir siyasi parti başka partilerden milletvekili, belediye başkanı ya da meclis üyesi transfer ettiğinde kimse ses çıkarmıyor. Aynı durum kendi içlerinden yaşandığında ise ortalık ayağa kalkıyor. Dün alkışlanan transferler bugün ihanet olarak gösteriliyor. İlke yok, tutarlılık yok, ahlaki duruş ise neredeyse tamamen kaybolmuş durumda.
Siyasette parti değiştirmenin halk nezdinde en büyük sorunu, seçmenin iradesinin hiçe sayılmasıdır. Vatandaş sandığa giderken yalnızca bir kişiye değil, aynı zamanda bir siyasi anlayışa ve partiye oy veriyor. Ancak seçim sonrası yaşanan geçişler, seçmenin verdiği emaneti tartışmalı hale getiriyor. Bu durum halkta büyük bir güvensizlik oluşturuyor.
Daha da vahimi, adı yolsuzluk iddialarıyla anılan bazı isimlerin siyasi koruma kalkanı altında adeta “temize çıkmış” gibi davranabilmesidir. Dün hakkında ağır eleştiriler yapılan kişiler, bugün başka bir siyasi çatının altına girince bir anda “muteber” ilan ediliyor. Soruşturma tehdidiyle hizaya çekilmeye çalışılan siyaset anlayışı ise demokrasiye zarar veriyor.
Siyaset; makam, ihale, güç ve koltuk pazarlığı değil, halka hizmet etme makamıdır. Ahlakın olmadığı yerde güven olmaz. Güvenin olmadığı yerde ise demokrasi yara alır. Halk artık kavgadan, çifte standarttan ve çıkar ilişkilerinden bıkmış durumda. İnsanlar samimiyet, dürüstlük ve adalet görmek istiyor.
Bu nedenle siyasi etik yasalarının güçlendirilmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur. Seçim sonrası parti değiştirenler için yeniden halkın onayını alma şartı getirilmeli, milletin iradesi korunmalıdır. Çünkü halkın oyunu kişisel kariyer planlarının malzemesi yapmak demokrasiye yapılabilecek en büyük saygısızlıklardan biridir.
Unutulmamalıdır ki; siyasetçinin gerçek gücü makamdan değil, halkın güveninden gelir. O güven bir kez kaybedildiğinde ise ne sloganlar ne de koltuklar onu geri getirebilir.
Hoşçakalın
Ertuğrul ULUTEPE