logo yanı reklam

Efe Aydın İYİ Parti’den aday adaylığını açıkladı



Eklenme Tarihi: 22/03/2023

Efe Aydın İYİ Parti’den aday adaylığını açıkladı

Sayın il başkanım, değerli ilçe başkanlarımız, il/ilçe yöneticilerimiz, partililerimiz ve gönüldaşlarımız, değerli Samsunlu hemşehrilerim hanımefendiler-beyfendiler ve değerli sivil toplum kuruluşlarımızın temsilcileri ve değerli basınımız hepiniz hoş geldiniz. Öncelikle ülkemizde yaşanan deprem ve sel felaketinde hayatını kaybeden vatandaşlarıma Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar diliyorum. Çok kıymetli Samsun halkım, çok iyi biliyorum ki hepimiz dinamik, ülkesini ve milletini seven, tartışmaya ve iş birliğine açık, ve en önemlisi gelecek vizyonu geniş, BAŞARILI GENÇLER İLE büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu bu güzel vatanımızı aydınlık dolu geleceklere taşımak istiyoruz. Bu yolda ülkemizin geleceğini HEP BİRLİKTE inşa edeceğiz. Bu noktada kendimi, eğitimimi, iş hayatı tecrübelerimi sizinle paylaşmak istiyorum ki beni daha iyi anlayın. Aynı zamanda gençlere geleceklerini şekillendirmede rehberlik edebilmeyi de çok isterim. Ben Samsun Fen lisesi mezunuyum. Bahçeşehir Üniversitesi Yazılım Mühendisliği bölümüne birincilikle ile girdim ve birincilikle ile mezun oldum. Üniversite eğitimim süresince kendimi iş dünyasına çok iyi hazırladım. Mezun olduğumda önceliğim akademisyenlik oldu ancak tahmin edilebileceği üzere çok başarılı olmama rağmen ne yazık ki liyakatın dikkate alınmadığı ülkemizde bir çok problemle karşılaştım. Daha sonra sevgili eşim Melike Aydın ile birlikte İtalya'da, Milano Teknik Üniversitesi'ne yüksek lisansa kabul edildik ve eğitim sürecinde KOSGEB AR-GE desteği alarak Samsun Teknopark'ta bir yazılım şirketi kurduk. Samsun Teknopark'ta projelerimizi başarıyla tamamladık. Bu süreçte bir yarışmada proje fikrimiz ve uygulamamızla Silikon Vadisi ödülü kazandık. Google'ın düzenlediği Hash-code etkinliğinde bazı üniversite hocaları puan alamazken Samsunda 1. oldum. Ne yazık ki Samsun'da yürütmeye çalıştığımız bu girişimde, bizleri çalışmalarımızın başında ziyaret eden rektörler, valiler, teknoloji bakanlarıyla yaptığımız yüz yüze görüşmelerde "Sizin burda ne işiniz var?" gibi fikir bariyerleriyle karşılaştık. Son zamanlarda da hepimizin özellikle sağlıkçılar üzerinden gördüğü "Giderlerse gitsinler" algısının daha da ötesi olan "Bu ülkede ne işiniz var, yurtdışına gitsenize" algısıyla karşılaştık. Ülkemiz ne yazık ki yirmi yıldır bu zihniyetle yönetiliyor. Daha sonra da piyasanın bizim durumumuza karşı olan algı bariyerleri yüzünden Samsun'daki çalışmalarımızı sonlandırmak zorunda kaldık. İstanbul'da çalışmaya başladık. Gençlere sesleniyorum. Hayatta fırsatlar her zaman ve siz istediğinizde ayağınıza gelmez. Fırsatın geleceği güne öyle iyi hazır olmalısınız ki, karşılaştığınızda kaçırmayın. İstanbul'da çalıştığım şirketlerde kendimi gösterdikten sonra artık uluslararası bir şirkette, başta otomotiv sektöründe dünya liderlerinden olan bir firma olmak üzere, çeşitli uluslararası firmalar için hazırlanan yenilikçi projelerin teknoloji takım liderliği gibi pozisyonlarında çalışıyorum. Ülkeme değer katmak için doğru bildiği yolda gerekeni KORKMADAN, ÇOK BÜYÜK EMEKLERLE, yapmayı göze alan, gerektiğinde MASAYA YUMRUĞU VURAN, gerektiğinde de aydınlık geleceğimiz için hiçbir çıkar gözetmeden akılcı bir tutumla sakin ve huzurlu uzlaşma ortamını sağlayan Sayın Genel Başkanım ile birlikte yürümek istiyorum. Bu nedenle Türkiye Büyük Millet Meclisinin 28. dönem milletvekilleri listesinde yer almak istiyorum ve bunun için İyi Parti bünyesinde güzel şehrimiz olan Samsun'dan aday adaylığı başvurusunda bulundum. Bu ülkeye gençler lazım. Bu ülkeye tecrübe lazım. Bu ülkeye bilgi lazım. ve en önemlisi bu ülkeye, gelecek kararlarını vermek için öğrendiği bilgiyi, tecrübe ile harmanlayıp hiçbir alternatif çözüme ön yargı ile yaklaşmayan ve sonunda EN DOĞRU kararı vermeyi bilen gençler lazım. Bir genç olarak farkındayım. Artık dünya çok hızlı değişiyor. Gelişen teknoloji ile, çok hızlı büyüyor. Bu değişimlere çok hızlı adapte olmamız gerekiyor. YALNIZ, aynı zamanda, DÜNYADA, gelişimin takipçisi değil, ÖNCÜSÜ olmak istiyoruz. Biz en doğru kararı vermekle kalmayıp, aynı zamanda, değişimlerin farkında olup, İLKELERDEN ŞAŞMADAN, güncellenmesi gereken adımları İNATLAŞMADAN uygulamak istiyoruz. Kimse bizleri, GÖZ GÖRE GÖRE, yanlışın destekçisi yapamaz. DÜNYA, inatlaşmayı asla affetmez. "İnadına", "İnadına" diye diye ülkeyi mahvedenlerden kurtulup, ARTIK akılcı kararlarla adım atıp DÜNYADAKİ SAYGINLIĞIMIZI en üst noktaya taşımak istiyoruz. Bazıları sanabilir ki, bilgisayardan çok iyi anlayan bir genç "evet, ülkesine çok iyi hizmet verebilir ama siyaset yapamaz, otursun evinde sadece teknolojiyi geliştirsin". ÇOK YANILIYORLAR. Biz, SAKIZ gibi aynı cümleleri, TEKRAR TEKRAR konuşup, ülkenin gündemini gereksiz meşgul edip, günün sonunda da hiçbir şeyi değiştirmeyen şeyler söylemiyoruz diye kimse bizim fikrimiz yok sanmasın. Bizim ilkelerimiz de, fikirlerimiz de, gelecek vizyonumuz da belli. Bu siyaseti de en iyi şekilde yapmaya hazırız. Hepimiz biliriz, sade vatandaş olarak ÜLKEMİZ İÇİN bir şeyler yapmaya çalıştığımızda birileri kalkıp "SEN Mİ ÜLKEYİ KURTARACAKSIN?" gibi yaklaşımlarla akılcı tutumumuza karşı olumsuz tutum sergiliyor. Bu yüzden öncelikle halk olarak bu tutumdan kurtulmayı öğrenmemiz, hepimizin "AMAN KEYFİMİZ KAÇMASIN" gibi düşüncelerden uzak durmamız lazım. Sade vatandaş olarak yürüttüğüm çabalarım ortada. Bana, size öncülük etmem için bir el uzatmanızı bekliyorum. Siz bu çabalarımı destekleyin ki ben de sizden aldığım güç ile DOĞRU OLANI hayata geçirmek için BİRİLERİNİ İKNA ETMEYE ÇALIŞMAK yerine doğrudan UYGULAYICI konumunda olabileyim. Gelelim neler yapacağız... Ülkenin son birkaç yıldır en önemli problemi ekonomi. Özellikle son dönemlerde alınan, iyice akıldan uzak kararlar çok acil adımlar atmayı gerektiriyor. Öncelikle, ülkemize ve dünyaya, çılgın modellerden çıkıp tüm dünyanın kabul ettiği ekonomi modellerine geri döndüğümüzü göstermemiz lazım. Bu yapıldıktan sonra iyi bir ekonomi yönetimi her zaman gerekli fakat teknolojide geri kalarak, üretmeyerek yönetmeye çalışırsak dünyanın en iyi ekonomistleri bile bu ülkeyi düzeltemez. Ekonomik zorluklar yetmezmiş gibi halkımız bir de deprem felaketiyle karşılaştı. Ülkemiz yas evine döndü. Hayatta kalabilen vatandaşlarımızın da ne büyük zorluklar yaşadıkları ortada. Yaşanan olumsuzluklarda kimlerin, hangi kurumların eksikleri, yanlışları varsa acilen bunlara karşı gerekenler yapılmalı, bu yanlışları düzeltmek için bilimin ışığında adımlar atılmalıdır. Deprem bölgesindeki vatandaşların mağduriyetlerinin giderilmesi için ne gerekiyorsa yapılmalı ama aceleci ve üstünkörü karar almaktan da uzak durulmalıdır. Eğitimde atılması gereken çok adım var. Eğitimde ezberci sistemden kurtulmalıyız. Öğrencilere sorgulama ve araştırma becerisini geliştirecek eğitimi vermeliyiz. İnternetin olumlu tarafları olduğu gibi, olumsuz tarafları da mevcut. Bunu hepimiz en basit örneğiyle sosyal medyayı kullanan troll hesaplardan biliyoruz. Yapay zeka alanındaki son ürünler size gerçek bir insan gibi cevap verebiliyor, görseller oluşturabiliyor. Bu ürünler o kadar başarılı ki, öğrencilerin verilen ödevleri yapmayıp yapay zekaya yaptırmasına sebep olmakta. Teknolojik olarak bu gelişmeleri takip etmenin yanı sıra, eğitimde bu durumlara çok hızlı cevap vermemiz gerekmektedir. Gelelim teknolojiye. Dünya çapında yaşanan pandemi, getirdiği bir çok olumsuzlukla birlikte bazı sektörlerde Globalleşme fırsatları da sunmakta. İki yıldır global çalışma modelleri tüm dünyada kabul görmüştür. Bu, ülkemizdeki şirketlere ve bireylere uzaktan, global ölçekte projelerde bulunma fırsatı vermekte, böylelikle çok ciddi ihracat kalemlerinin oluşmasını sağlamakta. Ben de, bu çalışma modeliyle çalışan biriyim. Samsun'da bulunarak tüm dünya ile çalışma fırsatı buldum. Ne yazık ki ülkemizde çoğu şirket ve kişi bu tarz çalışma modellerini uygulayamıyor. Daha az gelişmiş ülkeler bile uzaktan çalışabilirken, uluslararası şirketler, ekonomimizden ve adalet sistemimizin yozlaşmasından dolayı Türkiye'deki şirketler ve bireylere güvenip, bize iş teslim edemiyor. Ülkemizin itibarını ileri noktalara taşıyarak dünyadaki bu iş fırsatlarından faydalanmamız gerekir. Global ölçekte çalışabilen gençler ile ülkemizin geleceğini inşa etmeliyiz. Ayrıca bu global çalışma ortamı bize İstanbul'a yığılmış sektörlerin İstanbul'da bulunmasına gerek olmadığını da göstermekte. Eğer yazılım başta olmak üzere uzaktan çalışılabilen sektörler İstanbul'dan anadoluya yayılabilirse, bu, anadolunun hem kültürel, hem de ekonomik anlamda kalkınmasına yardımcı olur. Bu ve buna ek birçok problemin çözülmesi için elimden geleni yapmaya hazır olduğumu belirtmek isterim ve dinlediğiniz için hepinize teşekkür ederim.