
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hamas’ın Gazze’de ateşkes planına verdiği olumlu yanıtı “kalıcı barış için yapıcı ve önemli bir adım” olarak değerlendirdi. Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Şimdi yapılması gereken İsrail’in tüm saldırılarını derhal durdurması ve ateşkes planına uymasıdır. Gazze’ye insani yardımlar ulaştırılmalı ve küresel vicdanı derinden yaralayan bu soykırım artık son bulmalıdır. Türkiye olarak iki devletli çözüm için tüm imkanlarımızla mücadele etmeyi sürdüreceğiz” ifadelerine yer verdi.
Hamas, ABD Başkanı Donald Trump’ın hazırladığı 20 maddelik “Gazze Çatışmasını Sonlandıracak Kapsamlı Plan”a prensipte onay verdiğini açıkladı. Örgüt, arabulucular aracılığıyla müzakerelere başlamaya hazır olduğunu duyurdu. Hamas’ın mesajında, esir takası, insani yardımın girişine izin verilmesi, savaşın sona ermesi ve Gazze’nin bağımsız teknokratlardan oluşacak bir Filistin heyetine devredilmesi öne çıktı. Hamas yetkilileri, İsrail işgali sona ermeden silahların teslim edilmeyeceğini vurgularken, örgütün elindeki tüm konuların müzakere edilebileceğini de kaydetti.
Trump ise Hamas’ın bu yanıtını olumlu bulduğunu belirterek, “Kalıcı barışa çok yakınız. Esirlerin güvenli şekilde serbest bırakılması için İsrail’in bombardımanı durdurması gerekiyor” açıklamasında bulundu. Türkiye’nin arabuluculuk rolüne teşekkür eden Trump, Katar, Suudi Arabistan, Mısır ve Ürdün’ün de sürece dahil olduğunu söyledi.
Beyaz Saray tarafından açıklanan 20 maddelik plana göre, Gazze komşularına tehdit oluşturmayan, radikalleşmeden arındırılmış bir bölge olacak. Gazze halkının yararına yeniden inşa edilecek olan bölgede, tarafların teklifi kabul etmesi halinde savaş derhal sona erecek ve İsrail kuvvetleri üzerinde anlaşılmış sınırlara çekilecek. Bu süreçte tüm askeri operasyonlar askıya alınacak. İsrail’in anlaşmayı kamuoyuna açıklamasının ardından 72 saat içinde tüm rehineler, hayatta olanlar ve ölenler, iade edilecek. Rehineler serbest bırakıldığında İsrail 250 müebbet hapis cezası almış mahkumu ve 7 Ekim 2023’ten sonra gözaltına alınan 1700 Gazzeliyi serbest bırakacak. Hayatta olmayan İsrailli rehinelerin kalıntıları için ise 15 ölü Gazzelinin kalıntısı teslim edilecek.
Rehinelerin iadesinin ardından barışçıl bir şekilde birlikte yaşamayı kabul eden Hamas üyelerine af tanınacak, Gazze’den ayrılmak isteyenlere güvenli geçiş sağlanacak. Anlaşmanın imzalanmasıyla tam kapsamlı insani yardım derhal bölgeye gönderilecek, altyapının rehabilitasyonu, hastaneler ve fırınların yeniden inşası için ekipman girişine izin verilecek. Yardımlar, Birleşmiş Milletler ve Kızılhaç gözetiminde tarafların müdahalesi olmadan dağıtılacak. Refah sınır kapısı her iki yönde açılacak. Gazze geçici olarak bağımsız ve tarafsız teknokratlardan oluşacak bir Filistin komitesi tarafından yönetilecek. Bu komite uluslararası uzmanların da dahil olduğu “Barış Konseyi” gözetiminde çalışacak. Donald Trump’ın başkanlığında toplanacak konseyde Tony Blair gibi isimler de yer alacak. Bu yapı, Gazze’nin yeniden inşası ve fonların yönetimini üstlenecek.
Gazze’nin ekonomik kalkınması için uluslararası uzmanlar modern şehirleşme projeleri hazırlayacak, özel bir ekonomik bölge kurulacak. Hiç kimse Gazze’yi terk etmeye zorlanmayacak, ayrılmak isteyenlere serbestlik tanınacak. Hamas ve diğer gruplar yönetimde rol almayacak, askeri altyapılar tamamen yok edilecek, bağımsız denetçilerin gözetiminde Gazze askerden arındırılacak. Bölgesel ortaklar Hamas’ın yükümlülüklerini yerine getirmesini garanti edecek. ABD, Arap ülkeleriyle birlikte Gazze’ye Uluslararası İstikrar Gücü konuşlandıracak. Bu güç Filistin polis güçlerini eğitecek, Ürdün ve Mısır’la iş birliği yaparak sınır güvenliğini sağlayacak. İsrail Gazze’yi işgal etmeyecek, kademeli olarak geri çekilecek ve bölgede güvenlik sağlanana kadar çevre kontrolünü sürdürecek.
Plan ayrıca, reddedilmesi halinde dahi insani yardımın sürdürüleceğini, dinler arası diyalog süreci başlatılacağını ve uzun vadede Filistinlilerin kendi devletlerini kurmaları için koşulların hazırlanacağını öngörüyor. ABD, İsrail ve Filistin arasında barışçıl ve müreffeh bir geleceğe yönelik diyalog başlatmayı hedefliyor.