logo yanı reklam

CHP İl kadın kolu seçimi yapıldı



Eklenme Tarihi: 16/03/2020

Sayın Divan, İl Başkanım, İlçe Başkanlarım, Birlikte omuz omuza mücadele verdiğimiz kadın arkadaşlarım, ablalarım, kardeşlerim;

CHP İl Kadın Kolları Olağan Genel Kuruluna hoş geldiniz. Hepinizi saygı ve sevgi ile selamlıyorum.

 

Öncelikle şu tespiti yaparak başlamak istiyorum. Dünyada şiddetin, yoksulluğun ve eşitsizliğin artmasına neden olan sistemi ve politikaları sorgulamadan ve değiştirmeden, kadına yönelik ayrımcılığın ve kadın sorunlarının ortadan kalkmasının mümkün olmadığı bilincindeyiz ve bunu değiştirmek adına her alanda olmaya varız.

 

Kadının İnsan Hakları Mücadelesi, yaşadığı toplumun bağımsızlık mücadelesinin, demokrasi mücadelesinin, özgürlükler mücadelesinin bir bileşenidir. Nüfusumuzun yarısını oluşturan kadınlarımız ne yazık ki aynı oranda eğitim, istihdam olanaklarına sahip olamamakta; yönetim mekanizmalarında, siyasal yaşamda ve karar alma organlarında temsil edilememektedirler.

 

Bugün ülkemizde tırmanan işsizliğin, şiddetin, gericiliğin, kadın-erkek eşitsizliğinin nedeni uygulanan siyasi politikalar ve bizleri yönetenlerdir.

 

Gericilik dün olduğu gibi, bugün de kadını toplumsal yaşam dışında tutmak ve eve hapsetmek için sayısız engeller yaratmaktadır.

 

Ülkemizde; Toplumsal cinsiyet eşitliği her alanda var olmaya devam ederken; kadına ve çocuklara yönelik şiddet ve cinsel istismarlar sistematik olarak artarken; İstanbul Sözleşmesi’nin ve nafakanın kaldırılmasına yönelik yasal değişikliklere gidilme taleplerinin yoğunlaşmasını endişeyle izlemekteyiz.

 

Maalesef; Ayrımcı, cinsiyetçi, saldırgan dilleri ile toplumda şiddet ortamı yaratıp, biz kadınları o şiddet ortamının hedefi haline getirmeye çalışmaktadırlar.

 

Gericiliğin dayanağı olan emperyalizm; Kurtuluş Savaşında cepheye koşan, Cumhuriyet Devrimini omuzlayan, büyük emekçi eylemlerin içinde olan, Cumhuriyet mitinglerini örgütleyen, şeriata karşı kadın yürüyüşü düzenleyen, gezide biber gazına-tomaya göğüs geren, Artvin’de yeşiline sahip çıkan kadınlardan bugün ‘’VATAN SAĞOLSUN’’diyen şehit analarından korkmaktadır.

KORKUYORLAR! Çünkü biz kadınlar Cumhuriyet Devrimlerinin güvencesiyiz. Laikliğin güvencesiyiz. Eşitçe ve onurlu bir yaşam sürmenin güvencesiyiz.

 

Bugün Kadının;
Kaç çocuk doğuracağından nasıl doğuracağına,Sokakta ne giyip ne giyemeyeceğine,Hangi sokağa, saat kaçta çıkabileceğine,Gülüp gülemeyeceğine,Konuşup konuşamayacağına,Çalışıp çalışamayacağına, hangi işi yapıp hangisini yapmayacağına karışanlara SANA NE! Diyebilmeliyiz.
Bugün Kadını;
Toplumsal yaşamdan çekmeye çalışanlara,Kadını çalışma yaşamının dışına çıkarmak isteyenlere,
Bedeni üzerinde hak iddia edenlere,Birey olarak değil; eş, anne, namus öznesi olarak görenlere,
Kadın erkek eşitliğinin ne demek olduğunu anlamazdan gelip “fıtrata ters” diyenlere,
HADİ ORADAN! Diyeceğiz
Bugün kadını;
Cinsel şiddetin mağduru yapanlara,Eğitim hayatının dışında bırakanlara,Çocuk yaşta evlendirmeye çalışanlara,Çalışma hayatında sömürenlere,Eşit emeğine eşit ücret vermeyenlere,Siyasal yaşamdageri mevzilere atmaya, dar alanlara sıkıştırmaya çalışanlara,artık HAYIR deme günüdür.


Biz kadınlar;
Kadının kimliği, bedeni, özgürlüğü üzerinden yürütülen baskı ve şiddete her gün yüzlerce korkunç örnekle tanık oluyoruz!
Biz çok şey istemiyoruz.
Biz; eşit, adil, insan onuruna yaraşır,
barış içinde yaşayacağımız bir ülke istiyoruz!Vermezlerse alacağız, almaya kararlıyız!
Kadınlar için yaşamsal olan 6284 sayılı yasa ve İstanbul Sözleşmesi’ni uygulamamak için her yolu denediler, deniyorlar. Tartışmaya açıyorlar, izin vermeyeceğiz!
Özgürlük, demokrasi, toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesine devam edeceğiz.
KADINLAR OLARAK;
Bizim olmayan bu krizin yükünü KABUL ETMİYORUZ.
Bize reva görülen yoksulluğu, şiddeti ve eşitsizliği KABUL ETMİYORUZ.
Bize biçilen rolleri KABUL ETMİYORUZ.

Yaşamımızı kontrol altına almak isteyenlere buradan sesleniyoruz:
İsyan eden, kurtuluşu kadın dayanışmasında ve örgütlenmesinde bulan biz kadınları susturamazsınız korkutamazsınız.
Çünkü yaşamak istiyoruz ve özgürce, insanca eşit bir şekilde yaşam için mücadele edeceğiz.
El ele verip sesimizi yükselteceğiz…
Bizi düşman eden yalanlara değil, birleştiren gerçeğimize ses vereceğiz.
Çünkü paylaştıkça çoğalacağız, çoğaldıkça güçleneceğiz, güçlendikçe değiştireceğiz...

Kadınları toplumsal şiddetin hedefi haline getirip cinayetler işlemenize, tecavüzcüler yaratmanıza, Özgecanlara, Cansellere, Dr. Aynurlara daha fazla kıymanıza izin vermeyeceğiz.

Biz burada en meşru taleplerimizi dile getiriyoruz. Eşitlik istiyoruz,  Adalet istiyoruz, Yaşam hakkı istiyoruz. Bu en doğal haklarımızı sadece istemek ile kalmayacağız. O hakları elde etmek için mücadele edeceğiz.

 

Kadının insan haklarını ihlal eden, toplumsal cinsiyet ayrımına yol açan, kadının her alanda eşit temsilini engelleyen, kadına fırsat eşitliği sağlamayan her türlü girişime, zihniyete karşı çıktığımızı bir defa daha belirtiyoruz.

 

Cumhuriyet devrimlerinin kazanımlarından ödün verilmeyeceğini belirterek; kadına karşı her türlü ayrımcılığın ortadan kalktığı, kadının eşit ve özgür bir birey olarak var olduğu bir Türkiye ve Dünya için mücadelemizi ve dayanışmamızı sürdüreceğimizi, kadın haklarımızın teminatı olan laik Cumhuriyetimize ve Atatürk devrimlerine bağlılığımızı her defasında dile getirerek mücadele hep olduk ve olmaya devam edeceğiz.

Kadın olmanın zor olduğunu biliyoruz ama ‘’mücadele’’ adımız ve varız:

Çünkü biz Türk Kadınları Atatürk Devrimlerinin yılmaz bekçileri olarak; sokakta, sanatta, mecliste, sahnede, fabrikada, siyasette ve eşimizin yanında her yerde olmaya devam edeceğiz.

Ulu Önder Mustafa Kemal'den aldığımız görev ile laiklik, Atatürk ve Kadın düşmanı gerici zihniyete sahip herkese meydan okuyoruz ve okumaya devam edeceğiz.

Ecz. NAZAN GÜNEYSU