
Sayın
Divan, İl Başkanım, İlçe Başkanlarım, Birlikte omuz omuza mücadele verdiğimiz
kadın arkadaşlarım, ablalarım, kardeşlerim;
CHP
İl Kadın Kolları Olağan Genel Kuruluna hoş geldiniz. Hepinizi saygı ve sevgi
ile selamlıyorum.
Öncelikle
şu tespiti yaparak başlamak istiyorum. Dünyada şiddetin, yoksulluğun ve
eşitsizliğin artmasına neden olan sistemi ve politikaları sorgulamadan ve
değiştirmeden, kadına yönelik ayrımcılığın ve kadın sorunlarının ortadan
kalkmasının mümkün olmadığı bilincindeyiz ve bunu değiştirmek adına her alanda
olmaya varız.
Kadının
İnsan Hakları Mücadelesi, yaşadığı toplumun bağımsızlık mücadelesinin,
demokrasi mücadelesinin, özgürlükler mücadelesinin bir bileşenidir. Nüfusumuzun
yarısını oluşturan kadınlarımız ne yazık ki aynı oranda eğitim, istihdam
olanaklarına sahip olamamakta; yönetim mekanizmalarında, siyasal yaşamda ve
karar alma organlarında temsil edilememektedirler.
Bugün
ülkemizde tırmanan işsizliğin, şiddetin, gericiliğin, kadın-erkek eşitsizliğinin
nedeni uygulanan siyasi politikalar ve bizleri yönetenlerdir.
Gericilik
dün olduğu gibi, bugün de kadını toplumsal yaşam dışında tutmak ve eve
hapsetmek için sayısız engeller yaratmaktadır.
Ülkemizde;
Toplumsal cinsiyet eşitliği her alanda var olmaya devam ederken; kadına ve
çocuklara yönelik şiddet ve cinsel istismarlar sistematik olarak artarken;
İstanbul Sözleşmesi’nin ve nafakanın kaldırılmasına yönelik yasal
değişikliklere gidilme taleplerinin yoğunlaşmasını endişeyle izlemekteyiz.
Maalesef;
Ayrımcı, cinsiyetçi, saldırgan dilleri ile toplumda şiddet ortamı yaratıp, biz
kadınları o şiddet ortamının hedefi haline getirmeye çalışmaktadırlar.
Gericiliğin
dayanağı olan emperyalizm; Kurtuluş Savaşında cepheye koşan, Cumhuriyet
Devrimini omuzlayan, büyük emekçi eylemlerin içinde olan, Cumhuriyet
mitinglerini örgütleyen, şeriata karşı kadın yürüyüşü düzenleyen, gezide biber
gazına-tomaya göğüs geren, Artvin’de yeşiline sahip çıkan kadınlardan bugün
‘’VATAN SAĞOLSUN’’diyen şehit analarından korkmaktadır.
KORKUYORLAR! Çünkü biz kadınlar
Cumhuriyet Devrimlerinin güvencesiyiz. Laikliğin güvencesiyiz. Eşitçe ve onurlu
bir yaşam sürmenin güvencesiyiz.
Bugün Kadının;
Kaç çocuk doğuracağından nasıl doğuracağına,Sokakta ne giyip
ne giyemeyeceğine,Hangi sokağa, saat kaçta çıkabileceğine,Gülüp
gülemeyeceğine,Konuşup konuşamayacağına,Çalışıp çalışamayacağına, hangi işi
yapıp hangisini yapmayacağına karışanlara SANA NE! Diyebilmeliyiz.
Bugün
Kadını;
Toplumsal yaşamdan çekmeye
çalışanlara,Kadını çalışma yaşamının dışına çıkarmak isteyenlere,
Bedeni üzerinde hak iddia edenlere,Birey olarak
değil; eş, anne, namus öznesi olarak görenlere,
Kadın erkek eşitliğinin ne demek olduğunu
anlamazdan gelip “fıtrata ters” diyenlere,
HADİ ORADAN! Diyeceğiz
Bugün
kadını;
Cinsel şiddetin mağduru yapanlara,Eğitim hayatının dışında bırakanlara,Çocuk
yaşta evlendirmeye çalışanlara,Çalışma hayatında sömürenlere,Eşit emeğine eşit
ücret vermeyenlere,Siyasal yaşamdageri mevzilere atmaya, dar alanlara
sıkıştırmaya çalışanlara,artık HAYIR deme
günüdür.
Biz
kadınlar;
Kadının kimliği, bedeni, özgürlüğü üzerinden
yürütülen baskı ve şiddete her gün yüzlerce korkunç örnekle tanık oluyoruz!
Biz çok
şey istemiyoruz.
Biz; eşit, adil, insan onuruna yaraşır,
barış içinde yaşayacağımız bir ülke istiyoruz!Vermezlerse
alacağız, almaya kararlıyız!
Kadınlar için yaşamsal olan 6284 sayılı yasa
ve İstanbul Sözleşmesi’ni uygulamamak için her yolu denediler, deniyorlar.
Tartışmaya açıyorlar, izin vermeyeceğiz!
Özgürlük, demokrasi, toplumsal cinsiyet eşitliği
mücadelesine devam edeceğiz.
KADINLAR OLARAK;
Bizim olmayan bu krizin yükünü KABUL
ETMİYORUZ.
Bize reva görülen yoksulluğu, şiddeti ve
eşitsizliği KABUL ETMİYORUZ.
Bize biçilen rolleri KABUL ETMİYORUZ.
Yaşamımızı
kontrol altına almak isteyenlere buradan sesleniyoruz:
İsyan eden, kurtuluşu kadın dayanışmasında ve
örgütlenmesinde bulan biz kadınları susturamazsınız korkutamazsınız.
Çünkü yaşamak istiyoruz ve özgürce, insanca eşit
bir şekilde yaşam için mücadele edeceğiz.
El ele verip sesimizi yükselteceğiz…
Bizi düşman eden yalanlara değil, birleştiren
gerçeğimize ses vereceğiz.
Çünkü paylaştıkça çoğalacağız, çoğaldıkça
güçleneceğiz, güçlendikçe değiştireceğiz...
Kadınları
toplumsal şiddetin hedefi haline getirip cinayetler işlemenize, tecavüzcüler
yaratmanıza, Özgecanlara, Cansellere, Dr. Aynurlara daha fazla kıymanıza izin
vermeyeceğiz.
Biz
burada en meşru taleplerimizi dile getiriyoruz. Eşitlik istiyoruz, Adalet istiyoruz, Yaşam hakkı istiyoruz. Bu
en doğal haklarımızı sadece istemek ile kalmayacağız. O hakları elde etmek için
mücadele edeceğiz.
Kadının
insan haklarını ihlal eden, toplumsal cinsiyet ayrımına yol açan, kadının her
alanda eşit temsilini engelleyen, kadına fırsat eşitliği sağlamayan her türlü
girişime, zihniyete karşı çıktığımızı bir defa daha belirtiyoruz.
Cumhuriyet
devrimlerinin kazanımlarından ödün verilmeyeceğini belirterek; kadına karşı her
türlü ayrımcılığın ortadan kalktığı, kadının eşit ve özgür bir birey olarak var
olduğu bir Türkiye ve Dünya için mücadelemizi ve dayanışmamızı sürdüreceğimizi,
kadın haklarımızın teminatı olan laik Cumhuriyetimize ve Atatürk devrimlerine
bağlılığımızı her defasında dile getirerek mücadele hep olduk ve olmaya devam
edeceğiz.
Kadın olmanın zor olduğunu biliyoruz ama ‘’mücadele’’ adımız ve varız:
Çünkü biz Türk Kadınları Atatürk Devrimlerinin yılmaz bekçileri olarak; sokakta, sanatta, mecliste, sahnede, fabrikada, siyasette ve eşimizin yanında her yerde olmaya devam edeceğiz.
Ulu Önder Mustafa Kemal'den aldığımız görev ile laiklik, Atatürk ve Kadın düşmanı gerici zihniyete sahip herkese meydan okuyoruz ve okumaya devam edeceğiz.