
Mustafa Şahin
Keşap Fındık Üreticileri Birliği Başkanı
Fındık mı fırıldak, yoksa onu işlevinden
uzaklaştırarak çevirenler mi?
Çeyrek
asırdır fındıkta aynı terane sorun adıyla devam ediyor. Yani, sorun olarak
yazılan, çizilen, konuşulan ve raporlanan hep aynı terane!“Rekolte yanlış!”
Çözümü;
çözümsüzlükte aramaya devam!
Bu
uğurda; taraflı tarafsız, bilen yada bilmeyen sürekliaynı şeyi konuşuyor. Varsa
da, yoksa da fındıkta tek sorun; FİYAT.
Elbette
ki, çiftçinin eline hak ettiği parageçmeli. Ama dert başka!
Dert;
bunukonuşanlardan bazıları, samimi olsalarda bilmeden, bazıları, ajitasyon için
yapıyor olmaları.
Bazılarıyanlış
olduğunu bile bilekonum, koltukve durumlarını korumak için…
Bazıları
damalcı ve spekülatörlerinçıkarı için…
Bazıları
da siyasi kişiliklerinden medet umansimsarlar ve lobicilerin cepleri için…
Bunların,
sorun olarak sıraladıkları hiçbir sebepte; üretim artışı, aile ve milli ekonomiye
katkı, katma değer üretmek, kalite, kantite, maliyet ekonomisi, düşük verim, arz-talep
dengesi, hijyenve gıda güvenliği gibi üretimin temelindeki sıkıntılar yoktur.
O
halde esas sebep olarak gösterdikleri fiyata gelince:
2019-2020
ürünün ortalama satış fiyatı, 16.75 TLcivarı olacağı görülmektedir. Bu rakama en büyük etken,
fındık üretiminin %70’ininEylül, Ekim ve Kasım aylarında pazara inmesidir.
İşte
esas haklarının korunması, müdafaasının yapılması gereken bu aylarda ürününü
satmak zorunda kalan, fakir, fakuraçiftçilerdir.Hal böyle iken fındığın fiyatı,
Kasım dan sonra 50 TL de olsa, bunlara yararı ne?
Bu
tarihlerden sonraki fiyat artışı, paraya ihtiyacı olmayan üreticiler ile
fındığı stoklayanlara yarar.
O
zaman, hamaset ve çıkarına hareket yerine, biraz hakikate kafa yorsak, daha
ahlâki olmaz mı?
Rekolteyegelince:
Rekolteyiilahi
bir güç yapsa bile aynı ağızlar daima koro halinde şiddetle karşı çıkarlar. Ama
bilesiniz ki çoklarırekoltenin‘R’sini
bilmezler.Hani ”Dinime söven bari Müslüman
olsa!”denir ya!
Neden
bağırırlar?
Çünki;TMO
ve çiftçiden alınan o yılın fındığı, stoklanıp, gelecek ürün ile birlikte aynı
ve çok yüksek bir fiyata satılıp, büyük karlar elde edilecek.
O
nedenle, yüksek fiyat oluşması için rekolteyi düşük gösterip, birilerini hain,
işbirlikçi göstererek, ona buna hakaret etmek. Bunlara gerekçe de, çiftçi dostu
ve çiftçi hakkı savunucuları olduklarını söyleyerek, çıkarını, meşrulaştırmak!
Artık
deniz bitiyor.
Bu
güne kadarelinde çantası, dünyaya fındık satmak için dolaşan ve buna rağmen hertürlü
hakarete maruz kalmış ihracatçılar;“artık yeter” diyerek, bu yıldan
itibaren sürdürebilirlik ve hakkaniyet adına kendi alım departmanını kurup,
Bakanlığın Sözleşmeli Tarım Esasları dahilinde, çiftçiler ile doğrudan yazılı anlaşma yapıp,
aracı kullanmadan alım yapmak için çalışmalara başlamışlardır.
Bununiçin,gerekli
olan kapasite ve depolama da dahilher türlü gereksinimi hazırlamaya
başlamışlardır. Ben de, en doğrusunun buolduğuna inanıyorum.
Yani;
doğrudan ve aracısız olarak çiftçiden fındığı alıp, kendisi kırıp işleyerek,
dünyaya satabilmek.
Bu
konuda aynı şekilde yabancılar da Türkiye ye gelerekböyle oluşuma ortak veya
müstakil olarak devam edeceklerini söylüyorlar.
Bakalım
o zaman, çiftçi dostu veya temsilcisi adı altında; malcıların, koltukçuların
ağzı kim olacak?
Ardından,
verilecek MEHTER de, GAZ da, kalmayacak!
Gün
gelecek, üreten ile ihraç eden emekçiler, aynı amaç uğruna, aynı masa etrafında
güç birliği yapacaklar.Artık üretenler ile üretenlerin sırtından geçinenlerin
ayrışma zamanı gelmiştir.