logo yanı reklam

Bilal Hacıhüseyinoğlu yazdı AĞLAMAK NEDİR?



Eklenme Tarihi: 21/09/2026

AĞLAMAK NEDİR?

Uzun zamandır düşündüğüm, fakat kaleme almak bugüne nasip olan bir konu: Ağlamak…

Ağlamak nedir acaba? Gözden yaş gelmesi midir? Ağlamayı sadece “gözyaşı dökmek” şeklinde tarif etmek ne kadar doğru olur?

Öyle ya; soğan soyanın da gözünden yaş gelir, gözüne toz kaçanın da… Ama buna ağlamak diyebilir miyiz? Demek ki ağlamak, sadece gözden birkaç damla yaşın süzülmesi olmasa gerek.

Ağlamak fakirlere mahsus değildir; zenginler de ağlar. Çocuklar ağlar, yaşlılar ağlar. Kadınlar ağlar, erkekler ağlar. Hatta ağlamak, bebeklerin belki de en güçlü silahıdır. Konuşamazlar, dertlerini anlatamazlar ama ağlayarak isteklerini anlatırlar. Bir müddet çocuklarda da devam eder bu durum; bazen istediklerini yaptırmanın yolunu ağlamakta bulurlar.

Benim asıl üzerinde durmak istediğim ise yetişkinlerin ağlaması.

Sadece üzülen mi ağlar? Peki insan ağlamadan da üzülür mü?

Bence üzülür. Hem de bazen öyle bir üzülür ki gözlerine yaş dolar, fakat o yaş bir türlü dışarı çıkmaz. Gözün içinde dolanır durur. Ne yanağa süzülür ne ele ne de elbiseye düşer. İşte bana göre ağlamanın en ağır taraflarından biri de budur: Ağlayamamak…

Hani “için için ağlamak” diye bir sözümüz vardır. Ne kadar güzel anlatır aslında insanın hâlini. Dışarıdan bakarsınız, gözünde yaş yoktur. Belki yüzünde bir tebessüm bile vardır. Fakat içinde fırtınalar kopuyordur. Gözünden akıtamadığı yaşları yüreğine akıtıyordur.

Belki de insanı asıl derde ve kedere boğan budur.

Bazen üzgün bir insana, “Ağla, rahatlarsın.” deriz. Gerçekten de insan ağladığında, gözyaşlarını döktüğünde bir miktar rahatlar. İçinde birikenler sanki gözyaşlarıyla beraber dışarı çıkar. Peki ya ağlayamayanlar? Gözünden yaş dökemeyenler? Üzüntüsünü kimseye belli edemeyenler? Her şeyi içine atanlar?

Sanırım asıl hüzün biraz da burada saklıdır.

İnsan hayatında sevinç de vardır, hüzün de; gülmek de vardır, ağlamak da. Bu sebeple sizlere “Hiç ağlamayın.” demek belki de doğru olmaz.

O hâlde temennimizi şöyle yapalım:

Ağlayacaksanız, gözyaşlarınız içinizde kalmasın. Gözlerinizden süzülsün, yanaklarınıza aksın ve hüznünüzü de beraberinde götürsün. Ama hayatınızda gözyaşından çok tebessümünüz olsun.

Gözyaşlarınızın içinize değil, dışarıya aktığı; ardından yüzünüzde yeniden bir tebessümün belirdiği günler diliyorum.

Allah’a emanet olun.