
Samsun’da Siyasetin Sessiz Ortağı: Çıkar İlişkileri
Samsun’da siyaset uzun yıllardır seçim meydanlarında verilen sözlerle değil, kulislerde kurulan ilişkilerle şekilleniyor. Sandık sonuçları çoğu zaman sadece vitrin oluyor; gerçek resim ise perde arkasında çiziliyor. Ne yazık ki bu resmin en belirgin rengi, halkın derdinden çok menfaat hesaplarının ağır bastığı bir siyaset kültürü.
Şehrin cadde ve sokaklarında vatandaşın sesi başka bir şey söylüyor: “Biz hizmet bekliyoruz, onlar masa paylaşımı…”
Bu serzeniş tesadüf değil, yılların biriktirdiği bir kırgınlığın dışa vurumu.
Koltukların Değil, Kimin Kiminle Yan Yana Durduğunun Hesaplandığı Bir Düzen
Samsun’da artık birçok siyasi gelişme, kamu yararından çok “kim kimin yanında durdu, kimi kırdı, kimle anlaştı” üzerinden okunur hale geldi.
Şehrin çözüm bekleyen onlarca sorunu varken, bazı aktörlerin asıl mesaisini kulis gezileri ve çıkar pazarlıklarına ayırması siyasetin ruhunu esnetiyor.
Bir dönem dava, ideal, hizmet gibi kavramlarla anılan siyaset; bugün çoğu masada bir kariyer pazarlığı, bir ihale yakınlığı, bir hatırlı kişi memnuniyeti üzerinden yürütülüyor.
Samsun’un Gerçek Sorunları Rafta Beklerken…
Şehrin göbeğinde trafik düğüm olmuş.
Kırsalda gençler işsizliğin kıskacında.
Esnaf ayakta durmaya çalışıyor.
Belediyeler bütçe baskısı altında nefes almaya çalışıyor.
Ama ne hikmetse birçok siyasi gündem, bu sorunların çözümünden çok daha farklı yerlerde dolaşıyor.
Çünkü çıkar ilişkileri, çözüm üretmenin önüne geçiyor.
Birileri içn önemli olan, “şehre ne katabiliriz?” değil,
“kime yakın durursak kaybetmeyiz?” sorusu olmuş gibi.
Cesaret Eksikliği: Kırılmamak İçin Konuşamayanlar, Konuşurlarsa Dışlanmaktan Korkanlar
Samsun siyasetinde en büyük problem, belki de dile getirilemeyen problemdir.
Kimse kendi bulunduğu düzeni eleştirmeyi göze alamıyor.
Çünkü bir yanlışın üstüne gidildiğinde, kapılar kapanıyor; ilişkiler bozuluyor; imkanlar daralıyor.
Böyle bir ortamda halkın taleplerini dillendirmek bile cesaret işi haline geliyor.
Siyasetin Çürümesine Karşı En Büyük Direnç: Halkın Vicdanı
Samsun gerçekte çok daha fazlasını hak ediyor.
Şehrin potansiyeli büyük, insanı çalışkan, gençliği umut dolu.
Ama bütün bunların hizaya girmesi için siyasetin yeniden hizmet eksenine, vicdan çizgisine, emanet bilincine dönmesi şart.
Bu şehir, çıkar ilişkilerinin çevirdiği bir sahne olamaz.
Siyasetçiler koltuğa değil, Samsun’a borçludur.
Her makam bir imtihandır, her imza bir vebal…
Ve er ya da geç, herkesin hesap vereceği tek yer vardır:
Bu şehrin vicdanı.
Son Söz
Samsun’da siyaset yeniden temiz nefes almak istiyorsa:
Kapalı kapılar ardında yapılan “küçük hesaplar” son bulmalı.
Halkın menfaati, bireysel menfaatin önüne geçmeli.
Siyasetçiler, birbirlerine değil; Samsun’a karşı sorumlu olduklarını hatırlamalı.
Bu şehir, çıkar ilişkilerinin değil; hizmet ve ahlakın kenti olmayı hak ediyor.Samsun’da Siyasetin Sessiz Ortağı: Çıkar İlişkileri
.kalın sağlıcakla..
Talat Tosun