
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TEKNOFEST Karadeniz 2022'de yaptığı konuşmada, “Bugün silahlı insansız hava araçlarımız dünyanın 30’dan fazla ülkesinde ülkemizi gururla temsil ediyor. Artık bu araçlara entegre edilen hemen her tür cihazın ve mühimmatın üretimini de kendimiz yapıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Samsun Çarşamba Havalimanı'nda TEKNOFEST Karadeniz 2022'ye katılarak bir konuşma yaptıCumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin millî teknoloji hamlesinin parlayan yıldızı hâline gelen TEKNOFEST'in tüm katılımcılarına, ziyaretçilerine şükranlarını sundu.
Ülkeye böylesine iftihar verici bir markayı kazandıran T3 Vakfı ile onunla birlikte yol yürüyen tüm kurumları tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk kıvılcımını İstanbul'da bir avuç gencin yaktığı bu ateşin artık tüm Anadolu'yu hatta tüm bölgeyi kuşattığını söyledi.
“TÜRKİYE’NİN GERÇEĞİ DE İHTİYACI DA TENOFEST KUŞAĞIDIR”
Bu yıl beşincisi düzenlenen dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivalinin kapsama alanının artık sınırlar dışına taştığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen mayıs ayında Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de düzenlenen TEKNOFEST'i gururla takip ettiğini aktardı.
Karşısında muhteşem bir tablo gördüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "TEKNOFEST, farklı bir gençlik. TEKNOFEST, şu anda tüm gücüyle ülkemizin geleceğine farklı bir ufuk çizgisi. TEKNOFEST'in ilkinin yapıldığı 2018'de günlük katılımcı sayısı, 550 bin gibi, bu tür bir etkinliğe göre fevkalade iyi bir sayı olarak gerçekleşmişti. Bugüne geldiğimizde sadece yarışmacı başvurusu 600 bine ulaşan bir TEKNOFEST yaşıyoruz. TEKNOFEST KARADENİZ ülkemizin 81 vilayetinden ve 107 ayrı ülkeden katılan 154 bin takım bünyesindeki 600 bin gencimizin 40 ayrı dalda yarıştığı bir şölene dönüştü. Bir teknoloji etkinliğinin, özellikle gençlerimiz tarafından bu derece benimsenmesi gerçek anlamda bir zihni dönüşümdür. Bazıları, gençlerimizi harflerle kuşaklara ayırarak umutsuzluk ateşi yakmaya çalışırken asıl gerçek işte burada karşımızda duruyor."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin gerçeğinin de ihtiyacının da TEKNOFEST kuşağı olduğunu dile getirdi.
"Her kim bu gençliğe bakıp ülkesinin ve milletinin aydınlık geleceğini değil de başka şeyler görüyorsa dönüp kendi zihnini, gönlünü sorgulasın" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: "Bu gençlik bir asır önce Çanakkale'de yedi düveli dize getirmişti. Bu gençlik bir asır önce Millî Mücadele'yi zafere ulaştırmış, düşmanı denize dökmüştü. Bu gençlik Cumhuriyet tarihi boyunca hep demokrasinin, kalkınmanın, istiklalinin ve istikbalinin yanında yer alarak ülkesini yüceltmiştir. Bu gençlik 20 yıldır verdiğimiz her mücadelede bizim de yanımızda yer almış, en büyük güç ve moral kaynağımız olmuştur. Bu gençliğin sadece 15 Temmuz gecesi yazdığı destan bile başlı başına bir efsanedir, bir başarı hikâyesidir. Şimdi bu gençliği burada, TEKNOFEST Karadeniz'de görüyorum."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye kendi teknolojilerini geliştirmek, kendi savunma sanayi ürünlerini tasarlayıp üretmek için yola çıktığında gençlere güvendiklerini aktardı.
“TÜM DÜNYANIN HAYRANLIKLA İZLEDİĞİ BİR YERE GELDİKBirilerinin ise hep yaptıkları gibi gençleri küçümseyerek, gençlerin gönül dünyalarını karartarak, zihin dünyalarını karıştırarak bozgunculuk peşinde olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Zaman bizim haklı olduğumuzu göstermiştir. Dün Nuri Demirağ'a, Nuri Killigil'e, Vecihi Hürkuş'a, Şakir Zümre'ye yaptıkları eziyetleri bugünkü gençlerimize yapmalarına izin vermedik, vermeyeceğiz. Biz insanımıza güvendik, insanımıza dayandık. Akif, 'Allah'a dayan, sa'ye sarıl, hikmete ram ol. Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol.' diyor. İnsanımıza yol açtık, imkân verdik ve hamdolsun sonuçta tüm dünyanın hayranlıkla izlediği bir yere geldik. Atalarımızın 'Keser döner, sap döner, gün gelir hesap döner.' diye bir sözü var. Dün bize parasıyla savunma sanayi teknolojisi ürünü vermeyen ülkelere artık ihracat yapar hâle geldik. Başbakan olduğumuz zaman değil seçimi kazandığımız zaman Bush, ABD'nin başkanıydı. Ziyarete gittim. Başbakan değilim. 'Hani bize İHA verecektiniz, ne oldu İHA'lar, terörle mücadele ediyoruz' dedim. Condoleezza Rice'ı çağırdı, 'Türkiye'ye hâlâ İHA vermediniz mi?' dedi. 'Evet' dedi. 'Hemen süratle Türkiye'ye İHA'ları vereceksiniz' dedi. Bize o zaman 48 saatte İHA'ları verdiler fakat bizim bu görüşmemizden sonra rahmetli Özdemir Bayraktar ağabeyimiz de çocuklarıyla beraber adımı attı ve Bayraktar İHA'ları üretmeye başladılar."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, silahlı insansız hava araçlarının dünyanın 30'dan fazla ülkesinde Türkiye'yi gururla temsil ettiğine, bu araçlara entegre edilen hemen her tür cihazın ve mühimmatın üretiminin de yerli olarak yapıldığına dikkati çekti.
"Samsun'da ilk defa sizlerin takdirine sunulan Kızılelma insansız savaş uçağımız dünya harp tarihinde oyun değiştirici hamle olarak görülmektedir" ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın her yerinde teknolojik atılımların öncüsünün savunma sanayi olduğunu bu amaçla geliştirilen ürünlerin kısa sürede hayatın diğer alanlarına da teşmil edildiğini anlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, insansız hava araçlarının savunma sanayinin yanında lojistikten tarıma kadar birçok farklı mecrada kullanılmaya başladığına işaret ederek, şunları aktardı: "TEKNOFEST alanında coşkuyla birlikte olduğumuz her bir gencimizin gözünde, ülkemizi teknolojinin gücü üzerinde yükseltme iradesinin, azminin, dirayetinin ışığı parlıyor. Burada günümüzün Cezerisi, Harizmisi, İbni Sinası, Mimar Sinanı, Ali Kuşçusu, Hezarfen Ahmet Çelebisi, Katip Çelebisi olmak için can atan gençlerin yürek çarpıntısını duyuyorum."
“YÜZDE 80 YERLİ VE MİLLÎ SAVUNMA SANAYİNE SAHİBİZ”
Bunun ilk adımlarının atıldığını, ilk kozalarının örüldüğünü ve ilk çiçeklerinin boy göstermeye başladığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Tabii bunun için öncelikle ülkemizde huzuru, istikrarı, güveni, barışı, gelişmeyi, kalkınmayı, demokrasiyi güçlü tutmamız gerekiyor. Maalesef bölgemiz başta olmak üzere dünyada haksızlık ve adaletsizlik yanında krizlerin, çatışmaların, yıkımların, sefaletin hâkim olduğu pek çok yer var. Güneyimizden kuzeyimize, doğumuzdan batımıza coğrafyamızın her yerinde bu can yakıcı hadiselerin yaşandığı pek çok yeri sayabiliriz. Türkiye, tarihinden, birliğinden, beraberliğinden, kardeşliğinden aldığı güçle bu ateş çemberinden kendini bir istikrar ve huzur sembolü olarak ayrıştırmaktadır. Ben milletimle gurur duyuyorum. Ülkemizin böyle bir coğrafyada, böyle bir tarihi miras üzerinde, böyle bir devlet geleneği etrafında zayıf olmak, zayıf kalmak gibi bir şansı yoktur. Biz, siyasi, ekonomik, teknolojik, diplomatik, askerî, sosyal, kültürel her bakımdan güçlü olmak mecburiyetindeyiz. Aksi takdirde emin olun, bizi Suriye'den de Ukrayna'dan da Bosna'dan da beter ederler."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun için eğitimden sağlığa, ulaşımdan enerjiye, sanayiden tarıma her alanda eksiklikleri hızla gidermeye çalıştıklarını, demokratik reformlarla siyasi altyapıyı, sosyal bünyeyi, kurumsal yapıyı güçlendirmek için mücadele ettiklerini belirtti.
Millî Teknoloji Hamlesi'ni bunun için baş tacı ettiklerini, bunun için yatırım, istihdam, üretim, ihracat, cari fazla yoluyla büyümede ısrar ettiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bakın son çeyrekte 7,6 büyüdük, Türkiye, şu anda büyümede ikinci sırada. Hani diyorlar ya 'Çılgın Türkler', evet yanılmadınız, çılgın Türkler büyüyerek yoluna devam ediyor. Bunun için ülkemizi küresel krizlerden ayrıştırarak kendi hedeflerimizden kopmamakta ısrar ediyoruz" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun için ülkenin ve milletin geleceği gençlere her türlü desteği verdiklerine dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Bayraktar'la, Anka'yla, Akıncı'yla, Aksungur'la, Atak'la, Hürkuş'la, Gökbey'le, Millî Muharip Uçak projesi ve daha nice teknolojiye dayalı atılımla gurur duymamızın sebebi savaşa olan hevesimiz değil, ülkemizi güçlü tutma mecburiyetimizdir. Yerli otomobilimizi, bilgisayarımızı, çipimizi, uçağımızı, gemimizi, uydumuzu, elektronik sistemlerimizi üretme konusundaki gayretimizin sebebi, bunları edinmekteki zorluğumuzdan ziyade, ambargo gibi mihnetlere maruz kalmama kararımızdır."
“EN BÜYÜK GÜVENCEMİZ VE UMUDUMUZ TEKNOFEST KUŞAĞIDIR”
Bu mücadelenin somut örneğinin TEKNOFEST'i düzenleyen "Bayraktar kardeşler" olarak karşılarında durduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "İnsansız hava araçlarını geliştirirken hangi engellerle karşılaştıklarını, hangi ihanetlere şahit olduklarını, hangi sabotajlara maruz kaldıklarını en iyi onlar biliyor ve ben biliyorum. Yeri geldi kendilerine pist verilmedi, pist. Yeri geldi uçuşları yasaklandı, yeri geldi tehdit edildiler ama yılmadılar, çalıştılar, çabaladılar ve sonuçta ortaya bir dünya markası çıkardılar. Keban Barajı inşa edilirken birileri 'kurbağalara göl yapıyorsunuz' diyerek kendilerince projeye takoz olmaya çalışmışlardı. Bunların kim olduğunu biliyorsunuz, söylememe gerek var mı? Ama buraya da gelmiş. Vatan Caddesi inşa edilirken birileri 'Buraya uçak mı indireceksiniz?' diyerek, vizyonsuzluklarını sergilemişlerdi. Boğaz köprülerinin her birinin inşası sırasında birileri, engel olmak için ellerinden geleni yapmışlardı. İşte birinci köprüde, ikinci köprüde, Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nde...Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü yaptırmamak için neler yapmadılar ki? Açık açık söyledim, 'boşuna uğraşıyorsunuz. Biz Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü yapacağız, bitireceğiz' dedik ve bitirdik."
Çanakkale 18 Mart Köprüsü'nde de aynısının yapıldığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ne oldu, yaptık mı, yaptık. Engelleyemediler, engelleyemeyecekler. Çünkü onların hayallerinin ulaşamadığı yere bizim icraatımız ulaşır. Eğer bunlara takılıp kalsaydık, ülkede tuğla üstüne tuğla koyamaz, milletimizi hakkı olan hizmetlerin hiçbirine kavuşturamazdık. Sizler de verdiğimiz tüm desteklere ve inşa ettiğimiz girişimci dostu iklime rağmen belki farklı alanlarda öngöremediğimiz engellerle karşılaşabilirsiniz. Sakın ha mücadeleden vazgeçmeyin, sakın ha azminizi kaybetmeyin, sakın ha teslim olmayın" diye konuştu.
Kendi hayatındaki mücadelesini anlatırken de sık sık "Sabreden zafere ulaşır" sözünüunutmayın bulanlar, arayanlardır' sözünü unutmayın. Aynı şeyi teknoloji geliştirme peşinde koşan sizler için de söylüyorum, her deneyen netice alamayabilir ama neticeye ulaşanlar, denemekten vazgeçmeyenlerdir. Rabbim zihnimizi açık, işinizi kolay, gücünüzü kavi, bahtınızı açık kılsın."
TEKNOFEST Karadeniz'in düzenlenmesinde emeği geçen ve katılan tüm takımları tebrik eden Erdoğan, ziyaretleriyle gençlere destek olan vatandaşlara da teşekkürlerini iletti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandaki gençlerle, "Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız" sözlerini tekrarladı.
Konuşması öncesinde TEKNOFEST'in paydaşları ile hatıra fotoğrafı çektiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra TEKNOFEST'te ödül almaya hak kazanan takımlara ödüllerini verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra Bayraktar Kızılelma ve Hürkuş uçaklarını imzaladı, uçakların önünde poz verdi. Selçuk Bayraktar, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a TEKNOFEST logosunu hediye olarak takdim etti.