
Pandemi süreci ile
birlikte, yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarının değeri daha da artarken,
bu alanda elverişli imkanlara sahip Türkiye’nin bunlardan yoksun kalması için
çaba sarfedenlerin de yalan yanlış bilgilerle toplumda algı yaratmaya
çalışmaktan geri durmadıkları iddia edildi.
Samsun’un Çarşamba
ilçesine bağlı Eğercili mahallesinde, yeşil enerji olarak ifade edilen Biokütle
Enerji Santralleri’nden (BES) birini daha kurmakta olan Oltan Köleoğlu Enerji
(OKE) tarafından yapılan açıklamada, doğayı kirleten fosil yakıtlardan ve
termik santrallerden kurtulabilmek için yenilenebilir enerji kaynakları arasında
yer alan biokütle enerji santralerini, “bacalarından zehirli gaz çıkaran” ya da
“çevreyi kirletenler” olarak lanse ederek yanlış bilgilerle karalamaya
çalışanlara tepki gösterilerek, bu tür çabaların ve yanlış yönlendirmelerin halk tarafından da
artık kabul görmediği bildirildi.
OKE tarafından yapılan
yazılı açıklamada, günümüzde filtre sistemi ile çimento fabrikalarının bile
çevreyi kirletmelerinin önüne geçildiği hatırlatılarak, bahçelerde yakılan
anızlar kadar bile zararlı olmayan BES’lerden birinin de Çarşamba’da da
kurulmaması için sosyal medya üzerinden afişlerle adeta bir kara propoganda
yapılmaya çalışıldığı hatırlatıldı.
Biokütle santralinin
uzaktan yakından ilgisi olmamasına rağmen bazı çevreler tarafından aldatma
amaçlı olarak termik santralmiş gibi imaj verilmeye çalışıldığı belirtilen
açıklamada, BES’in Santralin zehir
saçarak etrafındaki sebze ve meyvelere zarar verdiğini iddia edecek şekilde
hazırlanan afişlerin sosyal medya da yayınlanması üzerine, yöre halkının
bunlara kanmaması için Çorum’un Mecitözü ilçesinde faaliyette bulunan santral
ile çevresindeki meyve bahçelerinin görülmesi istendi.
Açıklamada, bilimsel araştırma kurumları ve uluslararası kuruluşlarının biokütle enerji santrallerini, temiz,yeşil ve yenilenebilir olarak tanımladıklarına dikkat çekilerek şöyle denildi:
“Dünyada süratle artan örneklerine rağmen Samsun’da bazı çevreler tarafından bu santrallerin halkın gözünde zehir saçan ve ölümcül olarak empoze edilmeye çalışılması açık açık kara propagandadır. Bununla ilgili hazırladıkları kızıl afişler ise başlı başına toplumu aldatmaya yöneliktir. Çünkü kullandıkları ifadeler ve ibarelerin biokütle enerjisi ile uzaktan yakından ilgisi yoktur.”
Çocuk ve sağlık
sembollerini istismar ediyorlar
Açıklamada, özellikle oksijen tüpüne bağlı çocuk fotoğrafları ile kararmış ciğer resimlerinin kullanıldığı afişlerle halkta biokütle enerji santralleri karşıtlığı yaratılmak istendiği vurgulanarak; “Bunlar tamamen yatırımı engellemeye yönelik maksatlı yayınlardır. Bu şekilde halkı korkuya sevk etmek çocuk ve sağlık sembollerini istismar etmek de suçtur. İnsanları kandırarak etkilemeyi hedef alan bu psikolojik operasyonların arka kısmında çok daha farklı hedefler ve gayeler olduğu da ortadadır. Bunu da zaten HDP milletvekilinin ağzından duyulmuştu” denildi.
Devletin itibarını
zedelemenin peşindeler
Halkı istismar edip kalkan yaparken, sürekli yanlış ve kirli bilgiyi kamuoyuna servis edenlerin artık iyi bilinmesi ve bunlara fırsat verilmemesi gerektiği belirtilen açıklamada; “Çarşamba’nın, dolayısı ile Samsun’un yatırımlardan mahrum kalmaması çaba gösterenler, hem istihdama, ham de köylünün yüz milyonlarca liralık ek gelirine darbe vurmaya çalışmaktadırlar. Bu davranışın arka planı devlet ve millet düşmanlığına kadar gider, gidiyor.
Adeta; ‘İnsanlar akciğer kanseri olacak. Ovada tarım yapılmayacak’ yalanının propagandası yapanlar halka; ‘Buna izin veren devlet sizin ölmenizi istiyor. Devlet sizin sağlığınızı umursamıyor’ algısı uyandırarak, Türkiye’nin itibarını zedelemenin peşindedirler” ifadesi kullanıldı.
Açıklamanın son bölümünde yalan yanlış bilgiler verip, çocukları da istismar edenler hakkında suç duyurusunda bulunulacağı da bildirildi.