
Oltan Köleoğlu Enerji (ÖKE)
tarafından konu ile ilgili olarak yapılan yazılı açıklama Osman Nuri Pilgir’in
BES ile ilgili açıklamalarınd tesiste baca gazı filtre sistemi bulunmadığını
iddia etmesinin vahimve kasıtlı bir davranış olduğu bildirildi.
Açıklamada, santralin vahim sonuçlar doğuracağını iddia eden
Pilgir’in,açıklamaların Oltan Enerji’ye haksız saldırılarının dışında devletin
istemiş olduğu teknik bilgiere de karşı çıktığı
da kaydedildi.
Açıklamada şu görüşlere yer verildi:
“Karbonmonoksit
küresel ısınmanın en büyük sebeplerinden birisidir’ diyen Osman Nuri Pilgir’in
bugün dünyadaki önemli bilim
insanlarının “Temiz Enerji” olarak kabul
etmiş olduğu Biyokütle Enerjisi ile ilgili kaç makale okuduğunu, kaç bilimsel
toplantıya katıldığını, Dünya Biyoenerji Derneği’nin yazılarını ne
kadarını takip ettiğini oldukça merak
ediyoruz. Eğer kendisi bu konularla ilgili zahmet edip bir araştırma
girişiminde bulunmadıysa konu ile ilgili
birkaç bilgi notunu öğrenmesi için kendisine iletmek isteriz.
Öncelikle
Yıldız Teknik Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi, Şehir ve Bölge Planlama
Bölümünden Pınar Balcı ve Yiğit Evren’in yaptığı ‘Biyokütle Enerjisi Kırsal KalkınmadaBir
Potansiyel Olabilir Mi?’ konuluaraştırmaya göz atarsak, uzman görüşlerine de yer verilen
araştırmada bazı önemli noktalar şu şekilde sıralanmıştır:
Yenilenebilir
enerji kaynakları, yakıtın yakılması veya yok edilmesini gerektirmeyen,
dolayısıyla çevreye zarar vermeyen; güneş, rüzgâr, jeotermal, biyokütle gibi
çeşitli kaynaklardır. Yenilenebilir enerji kaynakları kullanımının özellikle çevre,
ekonomi ve enerji güvenliği olmak üzere pek çok açıdan faydası ve diğer
kaynaklara kıyasla göreceli üstünlükleri bulunmaktadır.
Yine aynı
araştırmada, üretim sırasında ortaya
çıkan tarımsal artıkların da değerlendirildiği, bu yöntem sayesinde artıkların
yakılarak bertaraf edilmesi sorununun ortadan kalktığı belirtiliyor.
-KIRSALA
SOSYO-EKONOMİK KATKI
Araştırmada,
biyokütle enerjisinin, çevre ve iklim sorunlarına çözüm getirme amacıyla
alternatif bir enerji kaynağı olarak gündeme yerleştiğine dikkat çekilerek
şöyle denilmiştir:
“Sadece enerji ve
çevre politikaları ile değil, toprağın biyokütle hammadesi üretimi amaçlı
işlenmesinden dolayı tarım ve kırsal kalkınma politikaları ile de yakından
ilişkilidir. Enerji tarımına geçişte tarım ürünlerinin enerji hammaddesi olarak
kullanılmaları ile birlikte bu ürünlerin üretimi ve bu ürünlere tahsis edilecek
kaynaklar genel olarak sosyo-ekonomik yönden kırsal alanda yaşayan tüm
bireyleri etkileyecektir. Bunun sonucunda mevcut tarım arazilerindeki faaliyet
artacak, tarım ürünlerinin talebinde artış görülecek, yetiştiricilerin yanısıra
dağıtım- nakliye ve işleme kanallarında çalışanlar ile birlikte yaratılan iş
olanakları ve istihdam artacak, kırsal kalkınmaya destek olunacak ve bunlar da
kırsal kesimde yaşam kalitesini artıracaktır. Bu şekilde kente göçün azalması
da mümkün olabilecektir.”
YineMarmara
Üniversitesi’nde Yenilenebilir Enerji Profesörü olarak Enerji Ana Bilim Dalı
Başkanlığı yapan,BİYODER/Türkiye Biyoenerji Derneği Eski Başkanı, EUROSOLAR Türkiye/Türkiye
Yenilenebilir Enerji Birliği Başkanı ve Türkiye Çevre
Platformu ve Temiz Enerji Platformları Koordinatörü olan Prof. Dr. Tanay Sıdkı
Uyar’ın bir açıklamasından şu alıntı yapıldı:
“Biyoenerji; belediye, orman ve tarım atıklarının
enerjiye dönüştürülmesiyle elde ediliyor. Enerjiye dönüştürmezsek metan gazı
ortaya çıkıyor. Metan, 21 kat fazla sera gazı etkisine sahip. Onun için metanı
alıp, yakıp, ısı ve elektrik üretip, karbondioksit veriyorsun. Ama o çöp
ürerken, karbondioksiti aldığı için nötr bir hali var. Yani ormandan ağaç kesip
yakmıyorsun. Atıklar değerlendirildiği için olumsuz bir yönü yok. İnsanların
doğayla ilişkisinde, ekolojik yaşam biçimine ikna olması gerek. Nasıl ki köyde
atığınızı atmazsınız, bahçenizde gübre yaparsınız, bunları yapmadığınız zaman
da doğa dönüp sizi vurur.”
-TESİSTE BACA GAZI
FİLTRE SİSTEMİ…
OKE’nin açıklamasında tesiste baca gazı filtre sistemi bulunmadığı iddialarına karşılık olarak da şöyle denildi:

“Oltan Köleoğlu Enerji olarak, 16.07.2019 tarihinde Samsun Valiliği, Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü’ne bakanlık mevzuatları kapsamında sunulmuş ve limit değerler, uygulanacak yöntemler detayları ile belirtilmiştir. Proje tanıtım dosyamızın 14. Sayfasında aşağıda gösterilen Elektrostatik Filtre (ESP) kullanılacağı taahhüt edilmiş, imalatları ve montajı tamamlanmış, ÇED Gerekli Değildir Kararı alınmış, proje tanıtım dosyasında sunulan bilgiler belirtilmiştir.Tesiste biyokütlenin yanması sonucunda oluşacak kirletici miktarlarının hesaplanmasında Çevre Koruma Ajansı tarafından belirlenmiş olan EPA AP-42 5th Edition Vol.1 Ch.1.6. “WoodResidueCombustion in Boilers” Table 1.6-1. ve Tablo 1.6-2.’de verilen emisyon faktörleri
kullanılmıştır.”
-EMİSYON DEĞERLERİ
Tesiste kütlesel debilerin hesaplanması amacıyla kullanılan emisyon faktörleri ve hesaplamalarının da verildiği açıklama şöyle devam etti:
“Biyokütlenin yakılması sonucu bacadan çıkan
toz emisyonlarını kontrol altında tutabilmek ve 03.07.2009 tarih ve 27277 sayı
ile Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Sanayi Kaynaklı Hava
Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği’nce belirlenen emisyon sınır değerlerinin
altında tutabilmek için elektrostatik filtre sistem kurulacaktır. Elektrostatik
filtre sistemleriyaklaşık %96 verimle çalışmakta olup, bacada oluşacak saatlik
PM emisyon miktarı 0,6 kg/saat olarak gerçekleşecektir.
Alınacak tedbirler
neticesinde oluşması beklenen emisyon değerleri, Sanayi Kaynaklı Hava
Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği Ek-2 Tablo 2.1’ de verilen "Normal
işletme şartlarında ve haftalık iş günlerindeki işletme saatleri için kütlesel
debiler" değerlerinin altında kalmaktadır.
Söz konusu tesis
Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği’nin Ek-5 Kirletici Vasfı
Yüksek Tesisler İçin Özel Emisyon Sınırları A) Birinci Grup Tesisler: Yakma
Tesisleri 3. Anma Isıl Gücü 50 MW ve Üzeri Olan Yakma Tesisleri kapsamında yer
almakta olup, “3.3.1.1. Biyokütlenin (pirina, ayçiçeği kabuğu, pamuk çiğiti ve
benzeri) yakıt olarak kullanıldığı zeytinyağı üretim tesisleri ve diğer yakma
tesisleri (enerji üretim tesisleri, çimento ve kireç fabrikaları ve benzeri)
sekonder hava beslemeli yakma sistemi özelliğine sahip olmalıdır. Tablo 5.11’de
verilen baca gazı emisyon değerlerinin sağlanması zorunludur” hükmü gereğince
gerekli ölçümler yaptırılarak Yönetmelikte belirtilen sınır değerler
sağlanacaktır.
Tablo
5.11 Baca gazı emisyon değerleri**
Kirletici
parametreler | CO (mg/Nm3) | NO (mg/Nm3) | SOx (mg/Nm3) | HCI (mg/Nm3) | HF (mg/Nm3) | PM (mg/Nm3) | TOC (mg/Nm3) |
≥
50 MW | 460 | 400 | 200 | 200 | 30 | 280 | 30 |
Sanayi Kaynaklı
Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği Ek-3 Madde d doğrultusunda Sürekli
ölçümü yapılması gereken emisyonun, sınır değerlerini aşıp aşmadığı,
kaydedicili cihazlarla sürekli ölçülerek kontrol edilecektir.
SKHKKY Ek-3 d
Maddesi 2 inci bendine göre proje kapsamında kurulacak olan biyokütle yakma
kazan bacalarından toz emisyonu ve hacimsel debi sürekli olarak ölçülecektir.
SKHKKY Ek-3 d
Maddesi 4 inci bendine göre proje kapsamında kurulacak olan biyokütle yakma
kazan bacalarından CO2 veya O2 ve CO sürekli olarak ölçülecektir.
Samsun Çevre
Şehircilik il Müdürlüğü’ne sunulan PTD’de
(Proje Tanıtım Dosyası) bahsi geçtiği gibi Sürekli Emisyon Ölçüm Sistemi
ile online ölçümü (anlık olarak) yapılacaktır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı
tarafından 7/24 anlık online olarak takip edilecektir. Herhangi bir zaman
diliminde limit aşılması halinde yasal yaptırımlar mevcuttur.”
-KÖTÜ NİYETLE
YAPILAN KARA PROPOGANDA
Açıklamanın
son bölümünde, Sonuç olarakKimya Mühendisleri
Odası Şube Başkanı Osman Nuri Pilgir’in çeşitli çıkarlar uğruna kirli ve halkı yanlış yönlendiren kara
propaganda çalışması içine girdiğinin üzüntü ve hayretle izlendiği belirtilerek
şöyle denildi:
“Herşey
bu kadar çok açık veteknojikken,Dünyanın ve Türkiye’nin her tarafında biyokütle
santralleri temiz enerji, yenilenebilir enerji olarak kabul görmüşken özellikle
Samsun’da kurulmaya çalışılan ve ciddi bir yatırım olan, bölge çiftçisine ve bölge
ekonomisine katkıda bulunacak olan, temiz enerji olarak akredite olmuş ve
dünyanın artık dört elle sarılmış olduğu bu enerji sistemine halen daha
ideolojik ve siyasi görüşlerle kötü niyetli yapılan bu kara propagandayı
kınıyoruz.
Cahilce
ve çok ilkel ifadeler kullanarak,
tesisin filtre olmadan çalışacağını iddia eden komik, bilim ve akıl dışı
bu açıklamayı ciddi kötü niyetli bir açıklama olarak değerlendiriyoruz.
Bu
sebeple Sayın Kimya Mühendisleri Odası Şube Başkanı’nı derhal istifaya davet
ediyoruz.
Çünkü
bu kadar ulvi ve önemli bir alanda oda başkanlığı yapmak sorumluluk ister,
araştırma ister, büyük bir bilimsellik ister.
Sadece
ideolojik niyetler doğrultusunda yapılan açıklamalar yatırımları yaralamak,
bölge halkını kandırmak ve galeyana getirerek devlet düşmanı yapmak, bölgeye ve
yöre halkına sağlayacağı ekonomik değeri yok saymak, devletin kabul etmiş
olduğu ölçü ve miktarları kabul etmemek,
hükümete olan düşmanlıklarını iş insanları üzerinde çıkarmaya çalışmak bu
ülkeye yapılan büyük kötülüklerden biridir.“