
Kıdem
Tazminatıma Dokunma” Diyen İşçilerin Onurlu Mücadelesini Selamlıyoruz!
Tüm
dünyayı saran pandemi süreci Türkiye’de emeğe, emekçilere yönelik yeni
saldırıların fırsatı haline getirilmektedir. Ülkeyi yönetenler koronavirüs
salgını ile birlikte daha da ağırlaşan ekonomik ve toplumsal sorunları çözmek
yerine salgından en fazla etkilenen işçilerin, emekçilerin ellerlinde kalan son
haklara göz dikmektedir.
Bu
kapsamdaki en önemli saldırılardan biri de işçilerin son kalesi kıdem
tazminatının gaspına ve kamu emekçilerinin kamusal emeklilik halkının
budanmasına yönelik saldırıdır.
Neredeyse her iki yılda bir tekrar ısıtılıp
servis edilen Kıdem Tazminatı Fonu bu kez Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES)
ambalajı ile allanıp pullanıp önümüze konulmaktadır. Ancak ambalajı ne kadar
cilalansa hedef en başından beri işçilerden ve kamu emekçilerinden yapılan
kesintilerin sermayeye ucuz kredi olarak aktarılması, özel emeklilik şirketlerinin
beslenmesidir.
Söz
konusu hedef 10 Nisan 2019 tarihinde açıklanan “Yapısal Dönüşüm Adımları”
paketinin sunumunda Hazine ve Maliye Bakanı’nın kayıtlara geçen “Sistemde
biriken fonlar reel sektöre ve ülkemizin büyümesi üzerinde kanalize edilmesini
sağlayacağız. Şirketlerimiz böylece daha ucuz finansmanla yatırımlarını
yapabilecekler” sözleri
ile çok önceden itiraf edilmiştir. Ayrıca KESK olarak daha önce defalarca
dikkat çektiğimiz üzere söz konusu hedef hem 2020-2022 dönemini
kapsayan Yeni Ekonomi Programı’nda (YEP) hem de 11. Kalkınma Planı’nda tekrar
edilmiştir.
Altını bir kez daha
çiziyoruz. Hedefte sadece işçilerin kıdem tazminatı hakkı değil, kamu
emekçilerinin kamusal emeklilik hakkı da vardır. Nitekim medyaya da yansıyan
bilgilere göre masada olan modellerden birisi de cayma hakkını kullananların
sayısının artması üzerine beklenen verimin alınmadığı zorunlu Bireysel
Emeklilik Sistemi’nin Tamamlayıcı
Emeklilik Sistemi (TES) olarak yeniden yapılandırılması modelidir. Buna göre
daha önce zorunlu BES’ten çıkanlar da dahil olmak üzere tüm çalışanların, cayma
hakkı olmaksızın ve en erken 10 yıl içinde sistemden çıkabilme gibi ağır
şartlarla TES’e dahil edilmesi hedeflenmektedir.
Öte yandan kamu emekçilerini bekleyen tehlike sadece
zorla TES’in kapsamına alınmaktan ibaret değildir. Bilindiği üzere işçilerin kıdem
tazminatının kamu emekçileri açısından karşılığı emekli ikramiyeleridir. Bugün
işçilerin kıdem tazminatına göz dikenlerin yarın kamu emekçilerinin emekli
ikramiyelerini hedefe koymayacağının bir garantisi yoktur.
Bunun için KESK olarak bugün işyerinde, fabrikasında, sokakta “Kıdem Tazminatıma Dokunma” diyen işçilerin onurlu mücadelesini selamlarken, tüm kamu emekçilerini, emekten yana olan tüm kesimleri sadece işçilere destek açıklamaları ile yetinmemeye, elimizde kalan son hakları gasp etmeye çalışanlara karşı işçisiyle kamu emekçisiyle omuz omuza vermeye, birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.
KESK
Şubeler Platformu Adına Yakup
BATUR Dönem
Sözcüsü