logo yanı reklam

Ertuğrul Ulutepe Yazdı Sessiz Çöküş: Gençliğin Yitirdiği Değerler ve Toplumun Sorumluluğu



Eklenme Tarihi: 12/11/2025

Samsun sokaklarında, özellikle üniversite çevrelerinde son zamanlarda dile getirilen bazı iddialar, hepimizi derin bir düşünceye sevk ediyor. “Bazı gençlerin kiliselerde pazar ayinlerine katılım karşılığında dolar üzerinden ödemeler yapıldığı”, “bazı öğrencilerin sosyal medya üzerinden maddi kazanç elde etmek için uygunsuz içeriklere yöneldiği” gibi iddialar ne kadar doğru olursa olsun, aslında çok daha büyük bir sorunun habercisidir.

Bu iddialar, sadece bireylerin tercihlerinden ibaret değil; bir toplumun sessiz çığlığı, bir neslin çaresizliğidir. Çünkü kimse sebepsiz yere böyle bir yola girmeyi seçmez. Arka planda, derin bir ekonomik baskı, ailelerin geçim sıkıntısı, işsizlik, barınma krizi ve geleceğe dair umutsuzluk vardır.

Bugün bir üniversite öğrencisi, sabah okula aç gidip akşam evde internet faturası nasıl ödenecek diye düşünüyorsa, o toplumda “ahlak” değil, “imkânsızlık” sorgulanmalıdır.

Gençlerimizi eleştirmek kolay; ama asıl zor olan, onları bu noktaya getiren sistemsel bozukluğu görmek ve düzeltmeye çalışmaktır.

Samsun gibi bir şehirde, gençlerin geleceğe umutla bakması gerekirken, onların bazı çevrelerin etkisine açık hale gelmesi, bedenlerini satacak hale gelmesi hepimizin ortak sorumluluğudur. Yoksulluğun, yalnızlığın ve çaresizliğin ortasında büyüyen bir gençlik, sonunda “değer” yerine “kazanç” arayışına yöneliyor.

Toplum olarak, artık “neden böyle oldular?” diye sormayı bırakıp “biz nerede hata yaptık?” demenin vakti geldi.

Gençlerimize sahip çıkmak, sadece maddi destekle değil; onlara güven, umut ve yön kazandırmakla olur. Eğitimde fırsat eşitliği sağlanmadan, yurt sorunları çözülmeden, iş bulma umudu olmadan kimse geleceğe inanamaz.

Unutmayalım: Ahlaki çöküş bireyde değil, toplumun sessiz kaldığı yerde başlar.

Hoşçakalın 

Ertuğrul ULUTEPE