
Samsun son dönemlerde belediyeleriyle değil, ne yazık ki belediyelerinde yaşanan iddialarla gündeme geliyor. Tekkeköy, Atakum ve Çarşamba… Her biri kendi ilçesinde hizmet üretmesi gerekirken, kamuoyunda konuşulan yolsuzluk, usulsüzlük ve maaş krizi haberleriyle anılıyor.
Tekkeköy Belediye Başkanı Mustafa Candal hakkında işçilerin maaşlarını ödeyemediği iddiaları gündeme taşındı. Çalışanlar aylardır maaş beklerken, belediye yönetiminin sessizliği tepkileri artırıyor. Emekçinin alın teri üzerinden yürüyen bu tablo, belediyenin mali yönetimi konusunda ciddi soru işaretleri doğuruyor.
Atakum’da da durum farklı değil. Belediye Başkanı Serhat Türker hakkında hem maaş ödemelerinde yaşanan sıkıntılar hem de çeşitli usulsüzlük iddiaları kamuoyunda konuşuluyor. Bir yandan satılan arsalar, diğer yandan artan borç yükü… Atakum, Samsun’un gözbebeği bir ilçe olmasına rağmen, ekonomik yönetimdeki başarısızlıkla gündeme gelmekte.
Çarşamba Belediyesi’nde ise Başkan Hüseyin Dündar hakkında dile getirilen usulsüzlük iddiaları dikkat çekici. Belediyenin kaynak kullanımında şeffaflık tartışmaları büyürken, vatandaşların güveni zedeleniyor.
Oysa belediyeler, vatandaşa hizmet için var. Yol, park, temizlik, sosyal destek gibi temel görevler yerine; iddialar, söylentiler ve mali krizlerle anılmak, yerel yönetimlerin itibarını yerle bir ediyor.
Vatandaş artık şunu sormakta haklı:
"Bu belediyeler hizmet mi üretiyor, yoksa kendi içlerindeki yönetim krizlerini mi idare ediyor?”
Samsun’un ilçelerinde yaşanan bu gelişmeler, sadece belediye çalışanlarını değil, halkın tamamını tedirgin ediyor. Şeffaflık, denetim ve hesap verebilirlik ilkeleri yerel yönetimlerin temel direğidir. Bu direkler sarsıldığında, en büyük zararı yine halk görür.
Artık Samsun halkı dedikodu değil, hizmet bekliyor. Belediyeler “iddialarla” değil, “icraatlarla” konuşulmalı.