logo yanı reklam

Ertuğrul Ulutepe Yazdı Ortadoğu’nun Ateşi, Küresel Hesaplar ve Sessiz Kalanlar



Eklenme Tarihi: 23/03/2026

Ortadoğu’nun Ateşi, Küresel Hesaplar ve Sessiz Kalanlar

Ortadoğu, tarih boyunca güç mücadelelerinin merkezi olmuştur. Son dönemde yeniden alevlenen İsrail-İran gerilimi ise yalnızca iki ülke arasındaki bir çatışma olarak okunamaz. Bu gerilimin arkasında ideolojik farklılıklar, bölgesel nüfuz mücadelesi ve küresel güçlerin hesapları yatmaktadır.

ile  arasındaki kriz, esasen İran’ın bölgede artan etkisi ve İsrail’in güvenlik kaygıları üzerine kuruludur. İran’ın vekil güçler üzerinden yürüttüğü strateji ve nükleer programı, İsrail açısından “varoluşsal tehdit” olarak görülmektedir. Bu nedenle çatışma, doğrudan olmasa da sürekli bir savaş hali şeklinde devam etmektedir.

Bu denklemde  ve özellikle  döneminde uygulanan politikalar belirleyici olmuştur. Trump yönetimi, İran’ın yönetim biçimini açıkça hedef almış, yaptırımlar ve baskılarla rejimi zayıflatmayı amaçlamıştır. Nükleer anlaşmadan çekilme kararı, bölgedeki tansiyonu daha da artırmıştır.

Savaş ihtimali ve gerilim, küresel ekonomiyi doğrudan etkilemektedir. Petrol üretim bölgelerinin risk altında olması, petrol ve türev ürünlerin fiyatlarında ciddi artışlara neden olur. Bu durum sadece akaryakıt fiyatlarını değil; sanayi üretiminden lojistiğe, tarımdan enerjiye kadar tüm sektörleri etkiler. Yani Ortadoğu’daki her kriz, aslında dünyanın her ülkesinin cebine yansır.

Ancak küresel gündem sadece savaşlarla sınırlı değildir.  dosyası, siyaset, iş dünyası ve medya arasındaki karanlık ilişkileri gözler önüne seren en çarpıcı örneklerden biri olmuştur. Epstein belgelerinde adı geçen isimler arasında dikkat çekenler şunlardır:


Siyaset ve devlet adamları

Bill Clinton

Donald Trump

Prince Andrew

İş dünyası ve teknoloji

Bill Gates

Eğlence ve medya dünyası

Naomi Campbell

Kevin Spacey

Epstein ile doğrudan bağlantılı kilit isimler

Ghislaine Maxwell (suçtan hüküm giymiştir)

Virginia Giuffre (mağdur olduğunu iddia eden en bilinen isimlerden)


Dosyanın en kritik isimleri ise:

(suçtan hüküm giymiştir)

(mağdur olduğunu iddia eden en bilinen isimlerden)

Bu dosyaların büyük bölümünün kamuoyuna tam olarak açıklanmaması ve bazı kısımlarının kapalı kalması, “güçlü isimler korunuyor mu?” sorusunu gündeme getirmektedir. Şeffaflık eksikliği, kamu vicdanında ciddi soru işaretleri bırakmaktadır.


Diğer yandan Türkiye’nin bulunduğu coğrafya, bu tür krizlerden doğrudan etkilenmektedir. Zaman zaman Türkiye’nin de bu savaşların içine çekilmek istendiğine dair tartışmalar gündeme gelmektedir. Bu noktada NATO’nun rolü de sorgulanmaktadır. , kağıt üzerinde güçlü bir ittifak olarak tanımlansa da, özellikle  tarafından yapılan “NATO güçlü ama üyeler sorumluluklarını yerine getirmeli” açıklamaları ve ittifakın bazı krizlerde sessiz kalması, bu yapının etkinliği konusunda soru işaretleri doğurmaktadır.


Sonuç olarak; Ortadoğu’daki savaş ihtimali, küresel ekonomik dengeler, karanlık dosyalar ve uluslararası ittifakların tutumu bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Bugün yaşananlar, sadece görünen sebeplerden ibaret değildir. Perde arkasındaki güç mücadeleleri, ekonomik çıkarlar ve siyasi hesaplar, dünyanın geleceğini şekillendirmeye devam etmektedir.

Asıl soru şudur: Dünya, bu krizleri gerçekten çözmek mi istiyor, yoksa yönetilebilir bir kaos ortamı mı tercih ediliyor?

Hoşçakalın 

Ertuğrul ULUTEPE