
Omurgalı Siyaset Arayışı
Partiler, Liderler ve Güven Meselesi
Türkiye’de siyaset artık sadece ideolojilerin değil, güvenin de yarıştığı bir alan haline geldi. Vatandaşın gözünde mesele çok net: Söylenenle yapılan örtüşüyor mu, yoksa siyaset sadece bir vitrin mi?
Bugün iktidarda olan Akp ve lideri Recep Tayyip Erdoğan, uzun yıllardır seçim kazanma başarısını sürdürüyor. Bu durum, sadece iktidarın gücünü değil, aynı zamanda muhalefetin zayıf kaldığı noktaları da gözler önüne seriyor.
Ana muhalefet konumundaki *CHP ve Genel Başkanı Özgür Özel, her ne kadar şeffaflık ve dürüstlük vurgusu yapsa da, seçim süreçlerinde alınan kararlar ve aday tercihleri nedeniyle sık sık eleştiriliyor. Seçmen artık sözden çok sonuç görmek istiyor.
Merkez sağda yer alan İyi Parti ve lideri Müsavat Dervişoğlu, milliyetçi söylemleriyle öne çıkarken, parti içi stratejiler ve siyasi manevralar nedeniyle güven tartışmalarının odağında kalıyor. Kamuoyunda oluşan algı ile kulislerde konuşulanlar arasındaki fark, seçmenin kafasını karıştırıyor.
Seçim döneminde öne çıkan isimlerden Zafer Partisu liderliğindeki Ümit Özdağ ile bağımsız bir siyasi figür olarak öne çıkan Sinan Oğan farklı ittifaklara yönelerek siyasetin stratejik yönünü ortaya koydu. Biri Millet İttifakı’na, diğeri Cumhur İttifakı’na yakın durarak farklı tercihler yaptı. Bu durum, seçmen açısından “ilke mi, çıkar mı?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
Milli görüş çizgisini temsil ettiğini söyleyen Yeniden Refah Parti ve lideri Fatih Erbakan da bu süreçte tartışmalardan uzak kalamadı. Geçmiş miras ile bugünkü siyasi adımların ne kadar örtüştüğü kamuoyunda sorgulandı.
Yeni bir siyasi alternatif olarak öne çıkan Anahtar Parti ve Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu daha önce İyi Parti bünyesinde yaptığı konuşmalarla tanınmış bir isim. Bugün ise “dün ne dediysek bugün de aynı noktadayız” vurgusuyla, daha tutarlı ve kapsayıcı bir siyaset dili kurmaya çalışıyor. Bu yaklaşım, toplumun farklı kesimlerinde karşılık bulabilecek bir zemin oluşturuyor.
Ancak Türkiye siyasetinde asıl sınav, yükselmek değil; o çizgiyi koruyabilmektir. Geçmişte birçok parti ve lider, ilkeli başladığı yolculukta zamanla değişmiş, söylem ile eylem arasındaki mesafe açılmıştır.
Sonuç olarak, bu millet artık sadece siyasi partilerin adını değil, o partilerin ve liderlerin duruşunu sorguluyor.
Artık sadece seçim kazanmak değil, güven kazanmak gerekiyor.
Çünkü bu milletin ihtiyacı olan şey;
sözünde duran, ilkelerinden vazgeçmeyen, omurgalı siyasetçilerdir.
Hoşçakalın
Ertuğrul ULUTEPE