logo yanı reklam

Ertuğrul Ulutepe yazdı İmralı Tutanakları Kime Ait, Ne Kadar Güvenilir?



Eklenme Tarihi: 23/01/2026

İmralı Tutanakları Kime Ait, Ne Kadar Güvenilir?

Son günlerde kamuoyuna servis edilen sözde İmralı tutanağı, içeriğiyle olduğu kadar akla ve mantığa aykırı yönleriyle de ciddi soru işaretleri barındırmaktadır. Öncelikle açık konuşmak gerekir: Bu metin, Apo denilen terör elebaşının kendi yazısı ya da birebir ifadesi olamaz. Çünkü tutanakta yer alan tarihsel anlatımlar, ideolojik göndermeler ve siyasi analizler, bırakın bir örgüt liderini, alanında uzman olmayan birinin dahi kolaylıkla yapamayacağı derinlikte ve kurgudadır.

Tarihi yanlış bilen, Kürt toplumunun sosyolojisinden bihaber bir ismin; Kürtlük ideolojisi üzerine nutuklar atması başlı başına bir çelişkidir. Gerçek Kürt kanaat önderlerinin, aşiretlerin ve halkın PKK ile de bu zihniyetle de hiçbir zaman gönül bağı olmamıştır. PKK, Kürtlerin değil; Kürtler üzerinden yürütülen kanlı bir emperyal projedir.

Tutanakta, hayatta olmayan kişilerle yürütüldüğü iddia edilen “ölüm görüşmeleri”, sözde barış süreçleri ve tıkanma anlatıları ise tam anlamıyla bir senaryo kokmaktadır. Ölülerle görüşme yürüttüğünü iddia eden bir metnin ciddiye alınması, akılla alay etmektir.

Asıl sorulması gereken soru şudur:

Bebek katili, çocuk katili; askerimizin, polisimizin, öğretmenimizin ve masum sivillerimizin katili olan, onlarca tecavüz ve vahşetin baş faili bir teröristin sözleri ne kadar itibarlıdır? Böylesi bir figürün “barış”, “çözüm” ya da “gelecek” adına söylediği tek bir cümle bile güvenilir olabilir mi?

Bir diğer büyük çelişki ise PKK’nın bittiği iddiasıdır. Eğer PKK bitmişse; KCK, PYD, YPG nedir? Bunlar hangi ağacın dallarıdır? Aynı ideolojinin, aynı silahın, aynı hedefin farklı tabelalarla sahnede olduğu açıkken; “örgüt bitti” söylemi kimi kandırmayı amaçlamaktadır? Suriye’nin kuzeyinde Türkiye’yi açıkça tehdit eden bu yapılanmalar dururken, hangi barıştan, hangi süreçten bahsedilmektedir?

Ve en kritik soru:

Madem her şey “devlet aklı” ve “hassas süreç” gerekçesiyle gizli yürütülüyordu, İmralı tutanağı neden servis edildi? Kapalı kapılar ardında yürütülen toplantıların bir anda kamuoyuna sunulmasının amacı nedir? Toplumun nabzını ölçmek mi, tepkiyi yumuşatmak mı, yoksa yeni bir algı operasyonunun taşlarını döşemek mi?

Bu millet artık ezber bozan değil, ezber bozanlara karşı uyanık olmak zorundadır. Terörle müzakere olmaz, mücadele olur. Katillerin kaleminden barış çıkmaz. Ve unutulmamalıdır ki; bu ülkenin gerçek barışı, şehitlerimizin kanı yerde kalmadığında sağlanacaktır.

Hoşçakalın 

Ertuğrul ULUTEPE