logo yanı reklam

Ertuğrul ULUTEPE yazdı Devletin Cebinden Özel Cebe: Şehir Hastaneleri Gerçeği



Eklenme Tarihi: 13/11/2025

Devletin Cebinden Özel Cebe: Şehir Hastaneleri Gerçeği

Türkiye’de sağlık yatırımlarının “modernleşme” adı altında nasıl bir mali bataklığa dönüştüğünü görmek için sadece birkaç rakama bakmak yeterli. Ankara Tabip Odası’nın son araştırmasına göre; 18 şehir hastanesinin sahibi 7 şirkete, sadece 2025’in ilk yedi ayında 71 milyar lira kira ve hizmet bedeli ödenmiş. Evet, yanlış duymadınız: 71 milyar lira.

Bu parayla ne yapılabilirdi?

En az 100 yataklı 78 devlet hastanesi kurulabilirdi. Yani şehir hastanelerinin sadece bir yıllık ödemesiyle, Türkiye’nin dört bir yanında yüzlerce ilçenin sağlık ihtiyacı karşılanabilirdi. Ama yapılmadı. Çünkü tercihler farklı.

Peki kim bu 7 şirket?

İsimlerini herkes biliyor ama söylemeye gerek bile kalmıyor artık. Her büyük kamu ihalesinde karşımıza çıkan, devlete değil, iktidara “yakın” olduklarıyla tanınan müteahhitler. Köprüde, otoyolda, havaalanında, madenlerde ve şimdi de hastanelerde aynı tablo. Devletin kasasından çıkan para, aynı ellerde toplanıyor.

Bu modelin adı “Kamu-Özel İşbirliği”. Kağıt üstünde kulağa hoş geliyor ama pratikte “devletin cebinden özel cebe sınırsız para akışı” anlamına geliyor. Şehir hastaneleri bunun en somut örneği.

Yap, işlet, devral modeliyle yapılan bu projelerde, firmalar 25-30 yıl boyunca kira ve hizmet bedeli alıyor. Üstelik sözleşmeler şeffaf değil. Kira miktarı dövizle, artış oranı garantiyle, kullanım süresi uzun vadeyle belirlenmiş. Devlet, vatandaşın vergisiyle bu devasa ödemelere mahkûm.

Halk hastanede sıra beklerken, doktorlar istifa ederken, sağlık sistemi çökerken kim kazanıyor?

Hastane odasında değil, sözleşme masasında oturanlar.

Bu kadar maliyete neden göz yumuluyor?

Çünkü bu hastaneler sağlık yatırımından çok, siyasi birer vitrin olarak görülüyor. “Büyüyen Türkiye” imajının en pahalı dekorları onlar. Devasa binalar, gösterişli açılışlar, kesilen kurdeleler… Ama içerideki tablo farklı: Personel eksik, hizmet pahalı, hasta mutsuz.

Gerçek şu ki, şehir hastaneleri Türkiye’nin sağlıkta dönüşümünün değil, kamuda kaynak transferinin simgesi haline gelmiştir.

Bugün 71 milyar lira özel şirketlere giderken, yarın aynı sistemin faturası yine halkın sırtına binecek.

Sorulması gereken soru basit:

Devlet, neden kendi hastanesini kendi eliyle yapamıyor da özel şirketlere 30 yıl boyunca kira ödüyor?

Bu bir tercih değil, bir teslimiyettir.

Hoşçakalın 

Ertuğrul ULUTEPE