logo yanı reklam

Ertuğrul Ulutepe yazdı Ahlakın Gölgesinde Siyaset



Eklenme Tarihi: 03/04/2026

Ahlakın Gölgesinde Siyaset

Toplum olarak zor bir dönemden geçiyoruz. Ekonomik sıkıntılar, adalet tartışmaları, gelecek kaygısı derken bir de siyasetin kirli yüzü her geçen gün daha fazla gözümüzün önüne seriliyor. İktidarından muhalefetine, siyaset sahnesinde yer alan birçok aktörün adının taciz, yasak ilişki ve ahlaki zaaflarla anılması artık istisna değil, neredeyse sıradan bir durum haline geldi.

Daha da vahimi, bu iddiaların ardından sergilenen tavırlar. Kimse çıkıp “Bu yanlıştır, gereği yapılacaktır” demiyor. Aksine, karşı tarafı işaret ederek “Asıl suçlu sizsiniz” diyerek kendini aklamaya çalışan bir siyaset dili hâkim. Suçun kendisiyle yüzleşmek yerine, suçu yarıştıran bir anlayış… Bu yaklaşım ne vicdana sığar ne de millete saygıya.

Siyaset, topluma örnek olması gereken bir kurumdur. Devleti yönetmeye talip olan insanların önce kendi nefislerini, sonra çevrelerini yönetebilmesi gerekir. Ancak bugün gelinen noktada görüyoruz ki; makam hırsı, güç tutkusu ve dokunulmazlık algısı, bazı siyasetçilerin ahlaki sınırlarını yok etmiş durumda.

Peki, asıl sorgulanması gereken sadece siyasetçiler mi? Elbette hayır. Onları destekleyen, her koşulda savunan, yanlışlarını görmezden gelen bir seçmen kitlesi de bu tablonun parçasıdır. Bir yanlış, sadece yapanın değil; sessiz kalanların da sorumluluğundadır. Toplum sustukça, siyaset daha da cesaret bulur.

Bugün gelinen noktada milletin sabrı zorlanmaktadır. İnsanlar artık sadece hizmet beklemiyor; aynı zamanda temiz, dürüst ve ahlaklı bir yönetim anlayışı istiyor. Çünkü biliyorlar ki, ahlakın olmadığı yerde adalet olmaz; adaletin olmadığı yerde ise hiçbir düzen ayakta kalamaz.

Siyasetçiler şunu unutmamalıdır: Bu millet her şeyi affedebilir ama kendisine tepeden bakan, ahlaki çöküşünü normalleştiren bir anlayışı asla benimsemez. Makamlar gelip geçicidir; ancak bırakılan iz kalıcıdır.

Artık birilerinin çıkıp gerçek anlamda “yeter” demesi gerekiyor. Sözle değil, duruşla… Savunarak değil, hesap vererek…

Çünkü bu ülke, kirli tartışmaların değil; temiz bir geleceğin peşinde olanların omuzlarında yükselecektir.


Hoşçakalın 

Ertuğrul ULUTEPE