logo yanı reklam

Ercan Yağlı'nın Kaleminden Atakum’da Belediyecilik Değil, Talan Yönetimi!



Eklenme Tarihi: 01/11/2025

Artık yeter.

Atakum Belediyesi’nin borç defteri, halkın sabrından uzun hale geldi. CHP’li Belediye Başkanı Serhat Türkel göreve geldiğinde “Belediyemizin borcu 952 milyon TL” dedi. Bugün rakam 1 milyar 709 milyon TL’ye çıktı. Bu sadece bir borç değil; Atakum halkının geleceğinden çalınmış bir umut tablosu.

Bir belediye, halkın parasını bu kadar hoyratça yönetemez. Elindeki imkânları tüketip sonra “paramız yok” diyemez. Ama Atakum Belediyesi tam da bunu yapıyor. Üstelik bu tablo artık basit bir beceriksizlikle açıklanamaz. 400 milyon TL’lik arsa satıldı, ama borç azalmadı, katlandı. Bu nasıl bir hesap?

Atakum’un arsaları satılırken halka sorulmadı, nereye gittiği açıklanmadı. Birileri o parayla poz verirken, Atakum’un emekçileri maaşlarını bekliyor. Bir tarafta fotoğraf törenleri, diğer tarafta boş cüzdanlar. Kamu malı, halkın gözü önünde eriyor.

Daha da acısı, belediyenin şirketleri birer kara delik gibi olmuş. Günde 250 bin TL ciro yapan Aqua Park zarar açıklıyor. Tıklım tıklım dolu sosyal tesisler “zararda” gösteriliyor. 526 milyon TL zarar demek, halkın aklıyla alay etmektir. Ya hesap tutulamıyor, ya da birileri bilerek karartıyor. Başkan Türkel’in resmî olarak bu şirketlerin müdürü olduğu söyleniyor ama ortada garip bir tablo var: yöneten belli değil, bilen yok. Atakum Belediyesi değil, sanki Atakum Ltd. Şti. olmuş.

Üstelik liyakat değil, akrabalık düzeni de işin tuzu biberi. Belediye şirketlerinde CHP yöneticilerinin akrabaları çalışıyor deniliyor. Halk artık “iddia” kelimesine inanmıyor, çünkü yıllardır aynı sahneyi görüyor. Şeffaflık sözde kalmış. Atakum’da işe girmenin yolu diploma değil, dayı bulmak olmuş. Bu mudur adalet? Bu mudur halkçı yönetim? Yoksa koltuklar paylaşılmış da halka haber mi verilmemiş?

Borç rekor kırıyor, şirketler zarar ediyor, maaşlar aksıyor ama başkanlık makamından tek kelime çıkmıyor. Bu sessizlik, yöneticiliğin değil, çaresizliğin işaretidir. Atakum Belediyesi artık hizmet değil, bahane üretiyor. Ve her geçen gün, halkın güveni biraz daha eriyor. Halk artık rakam değil, hesap istiyor: kim ne kadar harcadı, hangi tesis kimlerin elinde, belediye şirketleri neden kira ödemiyor? Bu soruların cevabı verilmedikçe, şeffaflık sözü bir aldatmaca olmaktan öteye geçemez.

Atakum halkı artık yorgun değil, öfkeli. Çünkü belediye göz göre göre batıyor. Koltuklar, makam arabaları, açılış törenleri, afişler… her şey var. Ama ortada hizmet yok. Bir belediye halktan koptuğunda sadece borç değil, vicdan da büyür. Bugün Atakum’da yaşanan tam olarak budur: borç büyüyor ama utanma küçülüyor.

Serhat Türkel ve ekibi artık bu halkın sabrını test etmeyi bırakmalı. Çünkü bu halk unutmuyor. Ve zamanı geldiğinde sandık, en sert denetim raporunu yazacaktır.

Atakum’un kasasından para gitti belki ama asıl giden şey güvendir. Parayı bir gün toplarsınız, ama kaybolan güveni asla.

Kalın Saağlıcakla…

Ercan Yağlı