
Günlerdir
Türkiye'de deprem felaketi üzerinden bir takım tartışmaların sürdürüldüğünü,
ancak uzman olarak yorumda bulunanların Ladik, Havza, Erbaa ve Taşova'dan
bahsedilmediklerini belirten Jeofizik Yüksek Mühendisi Cemal Uğurtay, Kuzey
Anadolu Fay Hattı hakkında hiç kimsenin uyarıda bulunmamasının büyük bir
eksiklik olduğunu söyledi. Uğurtay, 1943 yılında 7.2 şiddetinde gerçekleşen ve
binaların yüzde 75'ini yerle bir eden büyük Ladik depremini hatırlatarak, o
tarihten bu yana 80 yıldır uyuyan ve enerji biriktiren fayın aynı bölgede
yaratacağı tehlikelere karşı uyarılarda bulundu.
İstanbul'u değil, Ladik'i bekleyin!
7.6
ve 7.7'lik şiddetiyle Kahramanmaraşlı depremin ardından yapılan tartışmalara
eleştirilerde bulunan ve Türkiye'nin birçok yerinde olmak üzere Karadeniz'de de
50 yıldır jeofizik araştırmaları yapan Jeofizik Yüksek Mühendisi Cemal Uğurtay,
insanların son yaşadığımız depremden sonra endişelenmelerinin normal olduğu
kadar olası İstanbul depreminin yıkıcı etkilerinin olacağına yönelik tahminlerin
de normal olduğunu belirtti. Uğurtay, "Ancak, İstanbul'dan önce 80 yıldır
enerji biriktiren fay hattı nedeniyle insanların Ladik'te medyana gelebilecek
depreme odaklanmaları gerektiğini söyledi.
Ladik'te beklenen olası depremin etkisinin en az 7 büyüklüğünde
olacağını tahmin ettiğini belirten Jeofizik Yüksek Mühendisi Cemal Uğurtay,
yıkımın etkisini azaltacak önlemlerin alınması gerektiğini ve yapılaşmanın
bundan sonra bu tehlikeyi göze alacak şekilde sürdürülmesi gerektiği uyarısında
bulundu.
Samsun'un büyük bir bölümü risk altında
Samsun'da
yapılaşmanın ve yerleşimin olduğu büyük bir bölümün risk altında olduğunu
açıklayan Jeofizik Yüksek Mühendisi Cemal Uğurtay, "Canik'in üst
kısımları, Kalkanca ve Baruthane'nin üst kısımları ile Balaç'ın üst kısımlarının
yanı sıra Pelitköy'ün dışında, Samsun'da kumlu, killi, çakıllı yumuşak zemin
yani neojen dediğimiz jipsli seriden oluşmaktadır. Bu da Samsun'un büyük bir
bölümünü riskli duruma getirmektedir. Örneğin, Kıranköy'deki tokilerin olduğu
yerlerde büyük kaymalar söz konusudur. Bu alan İlkadım Belediye binasının
bulunduğu alanda Samsun Otogarı'na kadar olan bir alanı kapsıyor. Toki'nin
sağlam binaları dahi bu kayma nedeniyle, depremden etkilenecektir. Atakum'da
Balaç'ın alt ve üst kısımlarını da en riskli bölgeler olarak
niteleyebiliriz" dedi.
Samsun için en risk Kuzey Anadolu Fayı
Samsun'u
tek etkileyebilecek olan fayın Kuzey Anadolu Fayı olduğuna dikkati çeken
Jeofizik Yüksek Mühendisi Cemal Uğurtay, "1943 yılından beri Ladik'in
altındaki Kuzey Anadolu Fay Hattı 80 yıldır büyük bir enerji biriktirdi.
Samsun'a 70 km mesafede olduğundan bu fay, olası bir depremde büyük bir bölümü
jipsli seriden oluşan Samsun'da büyük tehlikelere yol açabilir. Bu durumda
binalar sağlam olsa dahi etkilenmemesi mümkün olmaz" diye konuştu.
Milyonluk konutlar ve milyonluk tabutlar olmasın!
Samsun'da
riskli alanlara yapılan ve imar planın dışına çıkılarak gerçekleştirilen yüksek
katlı binaların ayrıca büyük risk taşıdığına dikkati çeken Uğurtay,
"Bahsettiğimiz riskli bölgelerde inşa edilen çok yüksek katlı binalar her
ne kadar milyonluk konutlar olarak geçse de gerçekte bu yapılar milyonluk
tabutlardır. Özellikle Atakum ilçesinde inşa edilen kulelerin büyük bir bölümü
bu risk altındadır. Manzarası ve sunduğu konfor nedeniyle bin bir emekle alınan
konutlar milyonluk tabutlara dönüşebilir. 25-35 katlı binalarda 'Fore kazık yöntemi' kullanılsa bile
erime 100 metreye kadar devam ettiğinden bir işe yaramayacaktır. Üstelik riskli
bölgelerde yüzey çatlaklarını ve kaymaları net bir şekilde görebilirsiniz.
Bütün bu riskler göz önene alındığında Ladik'te meydana gelebilecek 7
şiddetindeki bir deprem Samsun'da büyük hasarlara yol açacaktır" şeklinde
konuştu.
Kaynak:Samsun Son Haber