
NE OLACAK MEMLEKETİN HÂLİ
Evet, hep böyle başlar sohbetler dost meclislerinde:
“Ne olacak memleketin hâli?”
Toplum olarak memleket kurtarmaya, hükümet kurup hükümet yıkmaya sohbetlerimizde oldukça meyilliyiz. Bazen saatler, hatta günler sürer bu sonu ve sonucu olmayan konuşmalar.
Ama gözden kaçan ya da özellikle kaçırılan bazı meseleler vardır ki, onlar hiç gündem olmaz, istişare edilmez maalesef.
Memleketi kurtarmaya talip olan memleketimizin insanları bilmez ki —
ya da bilir de düşünüp yapmaz ki —
insan önce kendisinin kurtuluşunu, kendisinin iktidarda kalışını, kendi ekonomisinin düzelmesini sağlamalıdır.
Hayatın her aşamasında öyle değil midir?
Bilmeden öğrenilebilir mi?
Becerisi olmayan çırak yetiştirebilir mi?
İlmi olmayan, vermesini bilmeyen âlim yetiştirebilir mi?
Adaletli olmayan adalet dağıtabilir mi?
Zalim merhamet gösterebilir mi?
Bu örnekler çoğaltılabilir.
O yüzden toplum içerisindeki bireylerin, yani bizlerin; öncelikle kendimizi her alanda düzeltmemiz, örnek olmamız gerekir ki;
Önce kendim,
Sonra ailem,
Sonra mahallem,
Sonra kasabam,
Sonra ilçem,
Sonra ülkem,
Sonra dünya…
O zaman hep birlikte;
YAŞANABİLİR BİR ŞEHİR
YAŞANABİLİR BİR TÜRKİYE
YAŞANABİLİR BİR DÜNYA
için gücümüz yettiğince gayrete devam, inşallah.
yine konuyla alakalı
aşık tutanca kardeşime kula verelim
Şahsiyetli insanlar eğitmiştir kendini
İlimde ve sanatta hep en önde giderler
Mumun ışığı gibi aydınlatır çevreyi
Etrafı aydınlatır
Yanar erir biterler
Kim var deyince önce ben varım der koşarlar
Önce kendi öğrenir sonra dosta satarlar
Bilgisini paylaşıp dosta değer katarlar
Çırak olmak isteyen nefsi çöpe atarlar
Bugünlük de bu kadarla iktifa edip sizleri Allah’a emanet ediyorum.
Bilal Hacıhüseyinoğlu