
Ah Yaşar, Vah Yaşar…
“Ah yaşar ah yaşar bu ayaklar ne ayak;
yorgana sığdı diyelim, mezara nasıl sığacak…”
Hasan Sağındık’ın 28 Şubat sonrası seslendirdiği o eser, tek bir kişi üzerinden çok derin ve ibretlik mesajlar taşıyordu. Nakarattaki “Ah Süleyman, vah Süleyman; bu ayak nasıl ayak?” sözleri, aslında bir dönemin ruh hâlini ve ahlaki sorgulamasını dile getiriyordu. O günleri yaşamış biri olarak bu eseri her dinlediğimde içim titrerdi.
“Adamlar bilirim sönük,
adamlar bilirim çürük,
adamlar bilirim rozetleri yüreklerinden büyük…”
Bugün dönüp baktığımızda, ne yazık ki 28 yıl öncesinden daha vahim bir ortamda yaşadığımızı görmek zor değil. Konuşmasına bakıyorsunuz, karşınızda itibarlı biri var sanıyorsunuz. Bir süre sonra hayal kırıklığı kaçınılmaz oluyor. Çıkarcı, menfaatçi, yalancı, egoist bir yüzle tanışıyorsunuz.
İnsan kendi kendine soruyor:
“Nerede hak, nerede hukuk, nerede Allah korkusu?”
Maalesef bu vasıfların tam tersini bu tür adamlarda arar görü haleh geldik.
Hasan Sağındık’la devam edelim:
“Adamlar bilirim yamuk,
adamlar bilirim maskara,
adamlar bilirim ki elleri
eldivenlerinden kara…”
“Ah yaşar ah yaşar, bu ayaklar nasıl ayak;
yorgana sığdı diyelim, mezara nasıl sığacak…”
Atalarımız “Söz senettir” derdi. Ama bugün senedin itibarı kalmadı ki söze itibar edilsin.
Merhum Necip Fazıl Kısakürek’in ifadesiyle:
“Bir elbise diktik; kime uyarsa o giyebilir.”
Sözümüz de, ikazımız da, sitayişimiz de bunadır.
Vazgeçin bu hâlinizden.
İnsanları kırmayın.
İnsanları üzmeyin.
Yalan söylemeyin.
Unutmayın:
Ahiret var.
Hesap var.
Azap var.
söz yine hasan sağındıkta
“Adamlar bilirim coşkun,
adamlar bilirim durgun,
adamlar bilirim ki adları
boylarından uzun…”
“Ah yaşar ah yaşar, bu ayaklar nasıl ayak;
yorgana sığdı diyelim,
mezara nasıl sığacak…”
Hasan Sağındık’a muhabbet ve sevgilerimizle…
10.01.2026
Bilal Hacıhüseyinoğlu