
ANDIMIZ VE ATATÜRK
TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN MİLLİ HAYSİYETİ VE ONURUDUR
Andımız; Türküm, Doğruyum ve Çalışkanım diye başlar,
Ne Mutlu Türküm Diye biter! Adı üzerinde bir ant yani bir yemindir. Hepimiz bu
andımızla büyüdük, gururla göğsümüzü gere gere okuduk.
ANDIMIZ; milli
haysiyetimiz ve milli namusumuzdur. Milli ve yerli olmak; Atatürkçü Düşünce ’ye
sahip olmak demektir. O büyük destansı Ulusal Kurtuluş Mücadelesi, yokluk,
direniş, yoktan varoluş, Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet ve Devrim demektir.
Andımız bizlere
Milli duruşu, ümmet yerine yurttaş olmayı, doğruluğu, çalışmayı; aklın ve
bilimin ışığında aydınlık ve çağdaş bir gelecek için hedefimizi gösterir.
Atatürk Devrim ve İlkelerine,
milliliğe vurgu yapan ANDIMIZ’dan
kimler niçin rahatsızlık duyarlar? Milletimiz bu sorunun cevabını artık çok iyi
bilmektedir ve bugün Andımız Milletimizin en büyük hassasiyetidir. Siyasi
iktidarın, Büyük ATATÜRK’ün adına bile tahammül edemediğini ve Türk sözüne mesafeli
durduğunu yıllardır vurguladık ve bugünde aynı şeyi söylemeye devam ediyoruz.
Yıllardır her konuda millilik vurgusu yapan iktidar ve ortakları bugün
‘’Türküm’’ demekten itina ettiklerini bizlere göstermişlerdir.
Türk kelimesinden utananlar,
başka etnik yapılarla eşitlemeye çalışanlar Türkiye Cumhuriyeti'ni
yönetemezler. Türk tanımı egemenliğimizin, Cumhuriyetimizin, geleceğimizin ve
Anadolu’nun kilit noktasıdır.
Hepinizin bildiği gibi Andımız; 23 Nisan 1933 tarihinde dönemin Milli Eğitim Bakanı,
cesur yüreği, doğruları söylemekten korkmayan Dr. Reşit Galip tarafından
yazılmış,1972 ve 1997 yıllarında bazı değişikliklere uğrayarak, 2013 yılına
kadar, tam 80 yıl her sabah ilköğretim okullarında okutulmuştur.
Fakat
ırkçılık söylemleri olduğu ve pedagojik uygulamaya ters düştüğü gerekçesi ile 8
Ekim 2013 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliği'nde
değişiklik yapılarak, her sabah ilköğretim okullarında okunan andımız
kaldırılmıştır. Tam da bu süreç mevcut iktidarın PKK ile açılım sürecine denk
gelen dönemdir. Kimlerin neyi nasıl istediği aşikârdır.
Eğitim Sendikaları bu
kararın iptali için Danıştay'da dava açmış ve 24 Nisan 2018 tarihinde Danıştay
8. Dairesi andımızı kaldıran yönetmeliği oy çokluğu ile iptal etmişti. Ardından
AKP’li Milli Eğitim Bakanı bu iptal kararını temyiz ederek Andımızın tekrar
okunması kararına itiraz etmiştir.
Ve Tarih 12 Mart 2021; Temyiz dosyası Danıştay İdari
Dava Daireleri Kurulu'na geldi, bir süre bekletildi, uygun şartlar hazırlandı ve
inceleme sonucunda nihai karar verildi: ANDIMIZ ARTIK OKUTULMAYACAK!
Danıştay kararıyla, yetmezmiş
gibi devlet madalyalarından, Atatürk kabartması da kaldırıldı.
Yani Danıştay, Andımızı
kaldırarak, Milli Eğitim Bakanlığının dediğini onayladı ve egemenliğin siyasi
bir tanımı olan "Türküm" kelimesini, etnik, ırkçı, bölücü olarak
damgaladı!
Tek ve Ebedi Liderimiz Mustafa
Kemal Atatürk sayesinde vatan yapılan bu
topraklarda, Biz Türkler; Türk olmaktan da Türküm demekten de onur duyduk ve
hep duyacağız.
Kurucu liderinin Gazi Mustafa
Kemal ATATÜRK olduğu Türkiye Cumhuriyetinde bu akılsız, bu vicdansız, bu
vefasız kararları anlamamız mümkün değildir. Bu ülkenin her yurttaşının
Mustafa Kemal Atatürk’e, Devrimlere ve Milli Mücadelenin kahramanlarına borcu
vardır.
Bu topraklar üzerinde
Emperyalizme karşı etnik kimliği gözetmeden kürdü, Türkü, Çerkezi, Lazı büyük
bir kurtuluş mücadelesi vermiş ve dünyada ilk defa emperyalizmi dize
getirmiştir. Bu destansı Ulusal Kurtuluş Mücadelesi, Türkiye Cumhuriyeti
kurularak taçlanmıştır. Bugün Ülkemizde etnik ve mezhepsel çatışma bizi bölmek
isteyen emperyalizmin bir oyunudur.
Yıllardan beri “Türk Milleti”
ifadesinin, bir üst kimlik olduğunu ısrarla anlamak istemeyenlerin niyeti
ortadadır. Andımızla ilgili ne yapıp ne edip bu siyasi kararı alanlar, Mustafa
Kemal Atatürk’ün “ Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti
denir.” sözünü ve Anayasamızda yer alan “ Türk devletine vatandaşlık bağı ile
bağlı olan herkes Türk’tür.” Maddesini yok saymışlardır. Türk milleti,
“çözüm süreci” diye parlatılan “yıkım süreci” doğrultusunda Andımızın
kaldırılmasının kimler tarafından talep edildiğini unutmamıştır.
Atatürk’e ve Cumhuriyete
yıllardır yapılan talimatlı saldırılar, Atatürk isminin bu coğrafyada ifade
ettiği Ulusal Üniter yapıya saldırıdır.
Artık Atatürk ve
Cumhuriyet düşmanlığına bir an önce son verilmeli, bu toprakları vatan bilmiş
herkes kucaklanmalıdır. Ayrı ve gayrlılığa tahammülümüz yoktur. Ülkenin
birçok problemi varken, ANDIMIZ üzerinden yaşanan gündeme son verilmelidir.
Türk Milleti adına karar almakla
yetkili kurumlar, son kez ve daimi olarak bu yanlış karardan dönmelidir.
Yazacağınız hiçbir gerekçe, ATATÜRK’ÜN ve ANDIMIZIN kaldırılmasını bizlere
açıklayamaz. ANDIMIZ VE MUSTAFA KEMAL ATATÜRK TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN ONURUDUR.
ANDIMIZ, Türk
Milleti’nin varoluş metnidir. Türk Milleti, Atatürk Devrimi ve Atatürkçü
Düşünce sayesinde onurlu bir ulus olarak yaşamını sürdürmektedir. ANDIMIZ’dan vazgeçenler aslında ulusal
onurumuzdan vazgeçmektedir. Bu durumda kazanan, Türkiye düşmanı emperyalist
güçler ve onların yerli işbirlikçileridir.
‘NE Mutlu Türküm Diyene’’ dedik ve demeye
devam edeceğiz.
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE…
Bizler Oyunu görüyoruz, Biliyoruz, Kararlıyız ve Bu
oyunu bozacağız…
16 Mart 2021
ADD SAMSUN ŞUBESİ
Dr. Işık ÖZKEFELİ